Fabricated türkçesi Fabricated nedir

  • Üretilmiş olan.
  • Sahte.
  • Uydurulan.
  • Uydurma.
  • Yapılmış.
  • Uydurulmuş.

Fabricated ile ilgili cümleler

English: Many people did not want to believe that this was a fabricated story.
Turkish: Bunun uydurma bir hikaye olduğuna birçok kişi inanmak istemedi.

English: We offer low-cost prefabricated houses.
Turkish: Düşük maliyetli prefabrik evleri öneriyoruz.

Fabricated ingilizcede ne demek, Fabricated nerede nasıl kullanılır?

Fabricated evidence : Sahte delil. Onları yanlış yönlendirmek için bir mahkeme veya jüriye sunulan uydurma şahitlik veya uydurma belgeler. Uydurma delil. Uydurma kanıt.

Prefabricated : Önyapımlı. Önüretimli. Önceden hazırlanmış. Önceden imal edilmiş. Parçaları önceden hazırlanmış. Prefabrik. Prefabrike.

Prefabricated dwelling : Belli başlı parçalarının tümü ya da bir bölümü, daha önce üretimlikte işlenip yapım alanına getirilen ve orada birleştirilerek kurulan konut. bk. önyapım. Kurma konut.

Prefabricated house : Önüretimli ev. Prefabrike ev. Prefabrik ev.

Prefabricated houses : Prefabrik ev. Prefabrik konutlar. Prefabrike konutlar.

Fabricate : İmal etmek. Kurmak. Yapmak. Yalan söylemek. İcat etmek. Kandırmak amacıyla uydurmak. Bir araya getirmek. Uydurmak. Sahtesini yapmak. Üretmek.

Fabrications : Uydurma. Bir araya getirme. Sahtesini yapma. Üretme. Yalan. İmal etme.

 

Fabricating : Kurma. Monte etmek. Atmak. Sahtesini yapmak. İnşa etmek. Kurmak. Uydurmak. İmal etmek. İmal etme. Üretmek.

Fabricate loans : Uydurma borçlar iddaa etmek veya kaydetmek.

Fabrication of evidence : Delil uydurma. Mahkemede kullanılması için yalancı şahitlik veya sahte belgeler yaratılması.

İngilizce Fabricated Türkçe anlamı, Fabricated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fabricated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjustment : Düzeltme. Dispeç. Halletme. Adaptasyon. Ayar. Güvence tanıtlama belgesi. Uyum. Tasfiye. Hukuk, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Conformations : Uyma. Tatbik. Şekil. Adaptasyon. Yapı. Uyuşum. Uyarlama. Biçim. Uygunluk.

In depth : İnceden inceye. Tam olarak. En ince detayına kadar. Etraflı. Derinlemesine araştırılmış. Derinliğine. Baştan başa. Bütünüyle. Derinlemesine.

Contrived : Zahmetli. Danışıklı. Yapmacık. Yapay. Bulunmuş. Zoraki. Uyduruk. Başarılmış. Açıkça planlanmış veya tasarlanmış.

Constituted : Kurulan. Belli bir pozisyon için atanan. Biçimlenmiş. Oluşturulmuş. Kurulmuş. Yerleşmiş. Oluşmuş.

Bad : Kem. Şanssızlık. Zarar. Rahatsız. Kötülük. Çürük. Kokuşmuş. Perişanlık. Terbiyesiz. Berbat.

Made : -den yapılmış. -den. Yapılı. Başarıdan emin. Tamamen uygun. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Yapma. Üretilmiş. Mamul.

Bastard : Bayağı. Adam. Piç. Puşt. İt. Teres. Alışılmamış. Taklit. Adi herif.

Calumny : Ağır suç uydurma. Suç atma. Kötü niyet. Bühtan. Ağır suç atma. Düşman ağzı. Kemsöz. İftira. Kara çalma. Karalama.

 

Manufactured : İmal edilmiş. Yapınsal. Mamul. Üretilmiş. İmal edilen.

Fabricated synonyms : fictional, affected, counterfeit, bastardly, executed, colourable, canards, unreal, hokiest, conformation, counterfeited, fashioned, hokier, crafted, cardboard box, brummagem, carried out, made of, done, bogus, accomplished, adjustments, concoctions, hewn, concoction, apocryphal, arranging, fictitious, cardboard, artificial, apocrypha, canard, apparent.

Fabricated zıt anlamlı kelimeler, Fabricated kelime anlamı

Real : Maddi. Real (finlandiya terimi). Hakiki. Gerçek. Sahici. Cidden. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Asıl. Gerçekten. Sahiden.