Facelift türkçesi Facelift nedir
- Makyajlı.
- Yüz germe.
- Kırışıklıkları gidermek ve diğer yaşlanma işaretlerini ortadan kaldırmak için yüz üzerinde gerçekleştirilen estetik cerrahi.
- Yüz gerdirme.
- Yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat.
Facelift ile ilgili cümleler
English: The plastic surgeon botched the facelift and was sued for millions.
Turkish: Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
English: She had a facelift.
Turkish: O, yüzünü gerdirdi.
Facelift ingilizcede ne demek, Facelift nerede nasıl kullanılır?
Facelifts : Yüz germe. Yüz gerdirme. Yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat. Makyajlı. Kırışıklıkları gidermek ve diğer yaşlanma işaretlerini ortadan kaldırmak için yüz üzerinde gerçekleştirilen estetik cerrahi.
Faceless : Meçhul. Kimliği belirsiz. Yüzsüz. Kim olduğu belirsiz. Görünmeyen ama gerçekte iktidarlı olan. Yüzü olmayan.
Facelessness : Anonimlik. Yüzsüz olma durumu. Yüzsüzlük. Tanımlanamazlık. Yaratıcısı bilinmeme. Kimliksizlik.
Face a problem : Sorunla karşılaşmak. Bir sorunla karşılaşmak. Problemle karşılaşmak. Bir problemle karşılaşmak.
Face about : Aksi yöne dönmek. Geriye dönmek. Ters tarafa dönmek. Ters yöne dönmek.
Face amount : Üzerinde yazılı meblağ. Saymaca değer. İtibari değer. Nominal bedel veya değer. Nominal değer. Yazılı değer.
Face angle : Yüz açısı. Yüzey açısı.
Face brick : Yüz tuğlası. Sırlı tuğla.
Face as long as a fiddle : Kederli yüz. Suratı beş karış. Çok üzgün yüz ifadesi.
Face blindness : Prosopagnosia (yüz körlüğü). Suratları tanımakta güçlük çekme. Suratlar arasındaki farkları söyleme zorluğu. Benzer veya tanıdık yüzleri ayırt edememe.
İngilizce Facelift Türkçe anlamı, Facelift eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Facelift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Anaplasty : Vücudun deforme veya olmuş parçalarını düzeltmekle ilgili olan cerrahi. Estetik cerrahi. Estetik ameliyat. Plastik cerrahi. Anaplasti.
Nip and tuck : Ucu ucuna. Kafa kafaya. Çok çekişmeli. At başı beraber. Ne yapıp yapıp. Başabaş.
Made up : Yalan. Uyduruk. Uydurma. Düzmece. Boyalı. Mutlu. Atmasyon. Sevinçli. Zararı karşılanmış.
Cosmetic surgery : Estetik ameliyat. Plastik cerrahi. Kozmetik cerrahi.
Face lifting : Yenileme. Yüz onarımı. Çehresini değiştirme. Cephe tamiratı. Alın onarımı. Yüze uygulanan estetik ameliyatı.
Plastic surgery : Estetik cerrahi. Güzellik ameliyatı. Estetik cerrahlık. Estetik ameliyat. Plastik ameliyat. Plastik cerrahi.
Overhaul : Gözden geçirme. Yetişip geçmek. Bakım. Arkasından yetişip önüne geçmek. Kontrol etmek. Tamir etmek. Elden geçirmek. Tamir. Revizyondan geçirmek. Yoklamak.
Rhinoplasty : Estetik burun ameliyatı. Rinoplastik. Burun estetiği. Rinoplasti.
Face lift : Düzeltmek. Güzelleştirmek. Yüz gerdirme ameliyatı. Estetik ameliyat.
Facelift synonyms : nose job, reconstructive surgery, rhytidectomy, rhytidoplasty, facelifts, lift, redevelopment, renovation.

Bu kısımda Facelift kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Facelift ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Facelift anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Facelift ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.