Face lift türkçesi Face lift nedir

  • Yüz gerdirme.
  • Yüz germe.
  • Yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat.
  • Düzeltmek.
  • Estetik ameliyat.
  • Yüz gerdirme ameliyatı.
  • Güzelleştirmek.

Face lift ingilizcede ne demek, Face lift nerede nasıl kullanılır?

Face : Astarlamak. Şekil. Bakmak. Görünüş. Yüzey. Dış görünüş. Surat. Göğüs germek. Karşı olmak. Kaplamak.

Lift : Germek. Yukarı kaldırmak. İner-çıkar. Kalkmak. Asansör. Topraktan çıkarmak. Yükselmek. Yürütmek. Havalanmak. Kaldırmak.

Face lifting : Yüz germe. Cephe tamiratı. Yenileme. Yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat. Çehresini değiştirme. Yüz gerdirme. Yüze uygulanan estetik ameliyatı. Alın onarımı. Yüz onarımı.

Face a problem : Bir problemle karşılaşmak. Sorunla karşılaşmak. Bir sorunla karşılaşmak. Problemle karşılaşmak.

Face about : Geriye dönmek. Ters yöne dönmek. Aksi yöne dönmek. Ters tarafa dönmek.

Face ache : Kızgın insan. (hafifçe küçümseyici terim) çok çirkin insan. Göze batan insan.

İngilizce Face lift Türkçe anlamı, Face lift eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Face lift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embellishes : Süsleyerek güzelleştirmek. Süs. Renk katmak. Renk getirmek. Güzelleştirme. Donamak. Abartmak. Ayrıntılar eklemek. Süslemek.

 

Ameliorate : Geliştirmek. Gelişmek. Düzelmek. İyileştirmek. İyileşmek. Abat eylemek. Ondurmak. Islah etmek.

Anaplasty : Vücudun deforme veya olmuş parçalarını düzeltmekle ilgili olan cerrahi. Anaplasti. Plastik cerrahi. Estetik cerrahi.

Cosmetic surgery : Kozmetik cerrahi. Plastik cerrahi.

Amend : Tadil etmek. Değişmek. Onarmak. Değiştirmek (kanun vb). İyileştirmek. Islah etmek. Tanzim etmek. Değiştirmek. İyileşmek.

Embellished : Süslü. Renk katmak. Abartmak. Süslenmiş. Süslemek.

Arrange : Yapıt yaratmak. Düzenlemek (toplantı). Uyuşmak. Hazırlanmak. Sıraya koymak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Saptamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Hazırlamak.

Ameliorates : Geliştirmek. İyileşmek. Abat eylemek. İyileştirmek. Düzelmek. Islah etmek. Ondurmak. Gelişmek.

Arranges : Ayarlamak. Sıraya koymak. Kararlaştırmak. Sıralamak. Aranje etmek. Düzenlemek. Planlamak. Halletmek. Hazırlamak.

Face lifting : Çehresini değiştirme. Alın onarımı. Yüze uygulanan estetik ameliyatı. Cephe tamiratı. Yenileme. Yüz onarımı.

Face lift synonyms : adorn, beautifies, beautify, doll up, bettering, doing up, plastic surgery, facelift, do up, done up, nip and tuck, ameliorating, facelifts, adorns, beautifying, adjust, beautified, calibrate, adorning, amending, embellishing, adjusts, better, betters, enhance, amended, calibrates, embellish, ameliorated.