Falling down türkçesi Falling down nedir

Falling down ile ilgili cümleler

English: Ali broke his neck falling down a flight of stairs.
Turkish: Ali merdivenlerden düşerek boynunu kırdı.

English: Look at the reddish skies, the night is falling down.
Turkish: Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.

English: This hut is in danger of falling down.
Turkish: Bu kulübe çökme tehlikesinde.

Falling down ingilizcede ne demek, Falling down nerede nasıl kullanılır?

Falling : Düşen. Sukut. Düşüş. Alçalan. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Düşük. Düşme.

Down : İndirmek. Aşağısına doğru. Çökmek. Düşürmek. Aşağı. Aşağıya doğru. Boyunca. Yere yıkmak. Aşağısında. Yıkmak.

Falling apart : Duygularını kontrol edememek. Parçalara bölünmek. Duygusal bir krizden dolayı acı çekmek. Duygusal kendine hakimiyetini kaybetmek.

Falling asleep : Uykuya dalma. Uyuma.

Falling away : Eksilme. Düşme. Azalma.

Falling dead : Aniden ölmek.

İngilizce Falling down Türkçe anlamı, Falling down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falling down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descent : Sukut. Baskın. Çökme. Köken. Miras kalma. Bayır. Nesil. Madene inme. Yokuş.

 

Decrease : Azalma. İnişe geçmek. Düşüş göstermek. Eksilme. Küçültmek. Azalmak. Eksiltmek. Azaltmak. İnmek.

Degradation : Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon. Verim kaybı. Rütbe indirme. Tenzil. Aşağılık bir durum. Bir bileşiğin kendisini oluşturan daha basit parçalara ayrılması. bozulma. İndirgeme. Yıkılma. Degradasyon. Rezalet.

Ebbing : Çekilme. Azalma. Geriye çekilme (dalga vb). Tükenip gitmek. Düşmek. Alçalmak. Bozulma. Zayıflama. Bozulmak.

Eclipses : Gölgede bırakmak. Geçici karanlığa bürünme. Geçici başarısızlık. Işığını karartmak. Tutulma (güneş). Tutmak. Tutulmasına neden olmak. Sönmek. Tutulma (ay veya güneş).

Degradations : Yozlaşma. İndirme. Alçalma. Azalma. Tenzil. Bozulma. Rezalet. Rütbe indirme. Rütbesini indirme.

Deducting : Çıkarmak. Hesaptan indirmek. İndirme. Düşmek.

Decline : Alçalma. İnişe geçmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Düşmek. Reddetmek. Çökmek. Alçalmak. Eğmek.

Downfalls : Boşanma (yağmur). Mahv. Tuzak. Çökme. Yağış. Yıkılma. Sağanak. Çöküş. İnkıraz.

Declinations : Azalma. Reddetme. Açılım. Eğim. Zayıflama. Yatma. Geri çevirme. Yokuş. Meyil.

Falling down synonyms : cutbacks, eclipse, comedowns, drop, descents, declination, downtrends, ebb tide, comedown, dwindling, downtrend, degression, downturn, dropping, downfalling, cutback, downfall.