Falsie türkçesi Falsie nedir

  • Göğüsleri daha iri göstermek için sütyen içerisine konulan dolgu malzemesi.
  • Takma göğüs.

Falsie ingilizcede ne demek, Falsie nerede nasıl kullanılır?

Falsies : Takma göğüs. Yalancı göğüs. Göğüsleri daha iri göstermek için sütyen içerisine konulan dolgu malzemeleri veya petler.

Falsifiability : Çarpıyılabilirlik. Çürütülebilirlik. Yanlışlanabilirlik. Üzerinde oynanabilirlik. Tahrif edilebilirlik. Bozulabilirlik. Mutasyona uğrayabilirlik. Yamulabilirlik. Değişebilirlik.

Falsifiable : Aksi ispatlanabilir. Çarpıtılabilir. Çürütülebilir. Biçim verilebilir. Sahtesi yapılabilir. İşlenebilir. Yanlışlanabilir. Taklit edilebilir. Düzenlenebilir.

Falsification : Oynama. Uydurma. Değiştirme. Sahtecilik yapma. Düzmecilik. Taklit. Sahtesini yapma. Tahrifat. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama. Bir malın içine niteliğini bozmak amacıyla başka maddeler katma.

Falsification of accounts : Hesapların tahrifi.

Falsified note : Düzmece senet.

Falsified misdemeanour of tax : Düzme vergi suçları. Çift yazılık kullanma, uydurma ya da içindekileri bakımında yanıltıcı belgeler düzenleme ya da bunları bilerek kullanma, belgeleri değiştirme, ya da değiştirilmiş belgelerle asıllarına uygun olmayarak düzenlenmiş belge ya da tümbenzerlerini bilerek kullanma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıklardaki yazılımları değiştirerek bunlarda varmış gibi gösterilen adlara sayışım açma ya da her tür sayışım ve sayışmanlık düzenleri kurma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların yapraklarını yok ederek yerlerine başkalarını koyma ya da hiç koymama .vergi yasalarına göre tutulması ve saklanılması zorunlu olan yazılık ve belgeleri yok etme ya da gizleme, bir vergilendirme dönemi içinde toplamı 5000 liradan az olmamak üzere bildiriminde yazılı vergi dayanak değerinin % 10 unu geçen satış parası, komisyon üremi katılma payı, kira parası, serbest meslek karı gibi gelirlerini yasasına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların hiç birisinde ve yıllık bildiriminde göstermeme gibi davranışlardan meydana gelen suçlar.

 

Falsifiers : Kalpazan. Sahteci. Tahrifçi. Düzenbaz. Oynama yapan kimse. Sahtekar.

Falsification of fact : Aldatmak amacıyla gerçeklerin değiştirilmesi. Gerçeklerin çarpıtılması.

Falsified : Aldatıcı. Yanlış şekilde sunulan. Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı. Düzmece. Sahtekar. Tahrif edilmiş. Sahte. Aldatan. Sahtecilik yapılmış.

İngilizce Falsie Türkçe anlamı, Falsie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falsie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falsies : Göğüsleri daha iri göstermek için sütyen içerisine konulan dolgu malzemeleri veya petler. Yalancı göğüs.

Cushioning : Topu banda çarptırmak. Yastıklamak. Minder koymak. Yastıklama. Yastık koymak. Etkisini azaltmak. Yastıkla besleme. Tamponlama. Tampon yapmak.

Padding : Kıtık. Takviye etme. Dolgu malzemesi. Vatka. İçirik. Abartma. Fodra. Takviye. Dolgu maddesi. Yalancı doldurma.