Cushioning türkçesi Cushioning nedir

  • Tamponlama.
  • Topu banda çarptırmak.
  • Yastıklama.
  • Etkisini azaltmak.
  • Yastıklamak.
  • Minder koymak.
  • Yastık koymak.
  • Yastıkla besleme.
  • Tampon yapmak.

Cushioning ingilizcede ne demek, Cushioning nerede nasıl kullanılır?

Cushioning spring : Amortisör yayı.

Cushion cover : Minder döşemesi. Minder örtüsü.

Air cushion vehicle : Hoverkraft. Tenek yastıklı taşıt.

Cottony cushion scale : Torbalı koşnil. Birçok bitki çeşidinin, bu arada turunçgillerin, yaprak, dal ve filizlerine üşüşerek özsu emen, karaballığı beslemesiyle ayrıca önem taşıyan kabuklu bit; beğali böcek.

Endocardial cushion defects : Kalbin iç zarının yastıklarındaki gelişim anomalilerinden kaynaklanan yapılış bozuklukları. bunlar üçlü kapakta yarık oluşumlu ventriküler septal defekt ve atriyoventriküler kanal kusurlarıdır. Endokardiyal yastık defekti. Endokard yastık kusurları.

Cushion : Tampon yapmak. Hafifletmek. Minder. Minder koymak. Yastık. Topu banda çarptırmak. Yastık koymak. Etkisini azaltmak. Azaltmak. Yastıklamak.

Cushioned blasting : Boşluklu patlatma. Boşluklu patlama.

Water cushion : Düşü havuzu. Su yastığı.

Cushiony : Yumuşacık. Rahat. Pamukla doldurulmuş. Yastık gibi. Yumuşak.

Air cushion : Hava amortisörü. Hava yastığı. Şişme yastık. Hidrofoili desteklemek için inmeye zorlanmış olan hava boşluğu. Tenek yastığı. Şişirilebilir yastık.

 

İngilizce Cushioning Türkçe anlamı, Cushioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cushioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make nonsense of : Berbat etmek. Komik duruma düşürmek. Doğru olmadığını göstermek.

Stultifies : Çürütmek. Aptallaştırmak. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Küçük düşürmek. Aptal durumuna düşürmek. İptal etmek. Çıkmaza sokmak. Rezil etmek.

Cushions : Yatak minderi. Koltuk minderi.

Buffering : Arabelleğe alma. Tamponluk. Ara belleğe alınıyor. Ara belleğe alma. Şoku abzorbe eden veya azaltan tampon. Hidrojen iyon yoğunluğunu sabit tutma işlemi. doğrudan doğruya yara üzerine steril gazlı bez, onun üzerine de pamuk koyup bir sargıyla sıkıca sarmakla yapılan kanama durdurma işlemi. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parlatıcı. Tampon belleğe alma.

Silk cotton : İpeksi pamuk. İpek pamuğu. Pamuk ipliklerinden yapılan ipek benzeri kumaş. Kapok.

Padding : Dolgu malzemesi. Dolgu maddesi. Fodra. Abartma. İçirik. Yalancı doldurma. Takviye. Takviye etme. Kıtık. Vatka.

Cotton : Pamuklu bez. Pamuk (bezi). Pamuk. Koton. Pamuk ipliği. Pamuklu dokuma. Pamuk bezi. Anlaşmak. Uzlaşmak. Pamuklu.

Cushion : Hafifletmek. Gücünü azaltmak. Yastıkla kaplamak. Yastık.

Diluting : Sulandırıcı. Sulandırmak. Açmak (renk). Seyreltmek. Cansızlaştırmak.

Dilutes : Hafifletmek. Cansızlaştırmak. Sulandırmak. Sulu. İnceltmek. Sulandırılmış. Su katmak. Hafif. Seyreltmek.

 

Cushioning synonyms : cotton fiber, vegetable silk, straw, stultify, falsie, stultified, take the edge off, bolster, artifact, spend, cotton wool, artefact, temper, bolsters, stultifying, dilute, vitiate, pad, kapok, bolstered, stuffing, spends, bolstering, tamponage.

Cushioning zıt anlamlı kelimeler, Cushioning kelime anlamı

Cushioning antonyms : natural object.