Falsifier türkçesi Falsifier nedir

  • Oynama yapan kimse.
  • Düzenbaz.
  • Kalpazan.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sahte para basarak piyasaya süren kişi.
  • Tahrifçi.
  • Sahteci.
  • Sahtekar.

Falsifier ingilizcede ne demek, Falsifier nerede nasıl kullanılır?

Falsifiers : Sahteci. Sahtekar. Kalpazan. Düzenbaz. Tahrifçi. Oynama yapan kimse.

Falsified : Sahte. Yanlış şekilde sunulan. Düzmece. Sahtecilik yapılmış. Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı. Çarpıtılan. Tahrif edilmiş. Sahtekar. Muharref.

Falsified misdemeanour of tax : Çift yazılık kullanma, uydurma ya da içindekileri bakımında yanıltıcı belgeler düzenleme ya da bunları bilerek kullanma, belgeleri değiştirme, ya da değiştirilmiş belgelerle asıllarına uygun olmayarak düzenlenmiş belge ya da tümbenzerlerini bilerek kullanma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıklardaki yazılımları değiştirerek bunlarda varmış gibi gösterilen adlara sayışım açma ya da her tür sayışım ve sayışmanlık düzenleri kurma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların yapraklarını yok ederek yerlerine başkalarını koyma ya da hiç koymama .vergi yasalarına göre tutulması ve saklanılması zorunlu olan yazılık ve belgeleri yok etme ya da gizleme, bir vergilendirme dönemi içinde toplamı 5000 liradan az olmamak üzere bildiriminde yazılı vergi dayanak değerinin % 10 unu geçen satış parası, komisyon üremi katılma payı, kira parası, serbest meslek karı gibi gelirlerini yasasına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların hiç birisinde ve yıllık bildiriminde göstermeme gibi davranışlardan meydana gelen suçlar. Düzme vergi suçları.

 

Falsified note : Düzmece senet.

Falsifies : Kalpazanlık yapmak. Tahrifat yapmak. Çarpıtmak (gerçekleri). Belgede tahrifat yapmak. Aslı olmadığını ispatlamak. Oynama yapmak. Yanıltmak. Üzerinde oynamak. Yanlışlamak. Taklit etmek.

Falsification of facts : Gerçeklerin çarpıtılması. Aldatmak amacıyla gerçeklerin değiştirilmesi.

Falsificator : Sahtekar. Tahrifatçı. Gerçekleri çarpıtan kimse. Yalancı.

Falsification : Tahrifat. Oynama. Taklit. Belgelerde düzmecilik yoluyla değişiklik yaparak başkalarına dokuncalı olacak durumda kendisine çıkar sağlama. Bir malın içine niteliğini bozmak amacıyla başka maddeler katma. Sahtesini yapma. Tahrif etme. Tahrif. Düzmecilik.

Falsification of accounts : Hesapların tahrifi.

Falsifiable : Biçim verilebilir. Sahtesi yapılabilir. Taklit edilebilir. Düzenlenebilir. Aksi ispatlanabilir. Yanlışlanabilir. Çürütülebilir. İşlenebilir. Çarpıtılabilir.

İngilizce Falsifier Türkçe anlamı, Falsifier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falsifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

Coiner : Para basan kimse. Yeni sözler uyduran kimse. Kalp para yapan. Yeni kelimeler uyduran kimse.

Covinous : Suikast ile ilgili. Entrika ile ilgili.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Con man : Hilekar. Üçkağıtçı. Dolandırıcı.

Beguiler : Cezp eden. İkna eden. Kandıran. Aldatan. Ayartan. Baştan çıkaran.

Bilker : Dolandırıcı.

Crook : Değnek. Bükmek. Kıvrılmak. Madrabaz. Dümenci. Dönemeç. Çoban değneği. Piskopos asası. Sapı kıvrık baston. Bükülmek.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Bilkers : Dolandırıcı.

Falsifier synonyms : slicker, ballers, abnormal budget, distorters, trickster, utterer, cautelous, counterfeiters, a pass through certificate, a change in individual demand, daedal, utterers, adulterator, bunko, counterfeiter, adulterators, a shift in individual demand, cross, bamboozler, cheater, distorter, craftiest, paper hanger, corrupted, cut up, bunco steerer, bunkos, baller, abolition of forced labour convention, a shift in demand, fabricators, false coiner, craftier.

Falsifier ingilizce tanımı, definition of Falsifier

Falsifier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who falsifies, or gives to a thing a deceptive appearance. A liar.