Falsified türkçesi Falsified nedir

  • Tahrif edilmiş.
  • Çarpıtılan.
  • Sahtekar.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Düzmece.
  • Yanlış şekilde sunulan.
  • Muharref.
  • Aldatıcı.
  • Sahtecilik yapılmış.
  • Sahte.
  • Aldatan.
  • Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı.

Falsified ile ilgili cümleler

English: He falsified his report.
Turkish: O, raporunu tahrif etti.

English: Ali falsified the reports.
Turkish: Ali raporları tahrif etti.

English: The photograph was falsified.
Turkish: Fotoğraf tahrif edilmişti.

English: A student from Oslo who falsified his diploma to get into college is sentenced to prison.
Turkish: Üniversiteye girmek için diplomasında tahrifat yapan Oslo'lu bir öğrenci hapse mahkum edildi.

Falsified ingilizcede ne demek, Falsified nerede nasıl kullanılır?

Falsified misdemeanour of tax : Çift yazılık kullanma, uydurma ya da içindekileri bakımında yanıltıcı belgeler düzenleme ya da bunları bilerek kullanma, belgeleri değiştirme, ya da değiştirilmiş belgelerle asıllarına uygun olmayarak düzenlenmiş belge ya da tümbenzerlerini bilerek kullanma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıklardaki yazılımları değiştirerek bunlarda varmış gibi gösterilen adlara sayışım açma ya da her tür sayışım ve sayışmanlık düzenleri kurma, vergi yasalarına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların yapraklarını yok ederek yerlerine başkalarını koyma ya da hiç koymama .vergi yasalarına göre tutulması ve saklanılması zorunlu olan yazılık ve belgeleri yok etme ya da gizleme, bir vergilendirme dönemi içinde toplamı 5000 liradan az olmamak üzere bildiriminde yazılı vergi dayanak değerinin % 10 unu geçen satış parası, komisyon üremi katılma payı, kira parası, serbest meslek karı gibi gelirlerini yasasına göre tutulması zorunlu olan yazılıkların hiç birisinde ve yıllık bildiriminde göstermeme gibi davranışlardan meydana gelen suçlar. Düzme vergi suçları.

 

Falsified note : Düzmece senet.

Falsifier : Sahteci. Oynama yapan kimse. Düzenbaz. Sahte para basarak piyasaya süren kişi. Tahrifçi. Sahtekar. Kalpazan.

Falsifiers : Kalpazan. Sahtekar. Tahrifçi. Sahteci. Oynama yapan kimse. Düzenbaz.

Falsifies : Sahtesini yapmak. Tahrifat yapmak. Çarpıtmak (gerçekleri). Belgede tahrifat yapmak. Yanıltmak. Aslı olmadığını ispatlamak. Taklit etmek. Değiştirmek. Tahrif etmek. Yanlışlamak.

Andonyan falsification : Andonyan sahtekarlığı.

Falsificator : Tahrifatçı. Sahtekar. Yalancı. Gerçekleri çarpıtan kimse.

Falsification of fact : Aldatmak amacıyla gerçeklerin değiştirilmesi. Gerçeklerin çarpıtılması.

Falsifications : Sahtecilik yapma. Tahrif. Değiştirme. Sahtesini yapma. Tahrifat. Tahrif etme. Taklit. Oynama. Uydurma.

Falsification of accounts : Hesapların tahrifi.

İngilizce Falsified Türkçe anlamı, Falsified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falsified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A b model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.

 

Fraudulent : Hilekar. Hileyle kazanılan. Hileli. Dolandırıcı. Hilebaz.

Catchiest : Hileli. Kolayca akılda kalan. Akılda kolay kalan. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Çekici. Hoş. Alımlı. Akılda kalıcı. Cazip.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Double hearted : İki kalpli. Hain. İhanet eden. Yanlış yönlendiren. Kandıran. Yanıltıcı. İki kalbi olan. Kandırıcı.

Baffling : Kafa karıştırıcı. Şaşırtıcı. Sürekli değişen. Zor. Güç. Durmadan değişen. Şaşırtma. Kararsız.

Vaporized : Buharlaştırmak. Buharlaşmak. Buharlaştırılmış. Püskürtmek.

Deceptive : Kandırıcı. Yanıltıcı.

Trickster : Hilebaz. Entrikacı. Oyuncu. Dalavereci. Kazıkçı. Dümenci. Düzenbaz. Üçkağıtçı. Hileci. Hilekar.

A priori information : Öncül bilgi.

Falsified synonyms : volatilised, vapourised, abc method, a error, confidence man, bunkos, catchy, beguiler, bastardly, a priori theoretical criteria, counterfeited, bogus, apocrypha, counterfeiter, crooked, baleful, made up, beguiling, coloured, bad person, catchier, bad, deluding, phoniest, artificial, a priori analysis, apocryphal, falsest, cheating, a posteriori probability, crook, cheat, candied.

Falsified zıt anlamlı kelimeler, Falsified kelime anlamı

Solid : Sert. Yekpare. Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). Katı. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Ağırlığa dayanıklı. Som. Yekpare ve içi dolu (madde). Üç boyutlu. Katı cisim.

Liquid : Saydam. Islak. Hemen paraya çevrilebilir. Sıvı madde. Akıcı. Seviye. Mayi. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Akışkan. Berrak.