Fraudulent türkçesi Fraudulent nedir

Fraudulent ingilizcede ne demek, Fraudulent nerede nasıl kullanılır?

Fraudulent bankrauptcy : Alacaklıların birleşik tutusu niteliğinde olan mallarını kaçırmak, gizlemek ya da onlara dokuncalandırılacak bir davranışla gerçekle bir ilişkisi olmayan borç belgitleri imza etmek, anlaşmalı satışlar, işlemler ya da bağışlar yapmak gibi düzmece olaylarla kendisini batkılı gösteren tecimci. Düzmece batkı.

Fraudulent bankrupt : Hileli müflis. Hileli iflas.

Fraudulent bankruptcy : Düzenli batkı. Kendi çıkarlarına düzmece işlemler yapan kişinin batkısı. Hileli iflas. Dolanlı iflas.

Fraudulent conversion : İhtilas. Zimmetine geçirme. Para aşırma.

Fraudulent conveyance : Hileli devir. Hileli temlik.

Fraudulent indicated locality as source locality : Bir malın, üzerine konulan imle oradan çıkarılmış, orada elde edilmiş gibi gösterilmesi. Çıkakta yanıltma.

Fraudulet bankruptcy : Hileli iflas.

Fraudulent transaction : Hileli muamele.

Fraudulent preference : Hileli tercih.

Fraudulency : Sahtekarlık. Hilekarlık.

İngilizce Fraudulent Türkçe anlamı, Fraudulent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fraudulent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blackleg : Yaz aylarında, meradaki geviş getiren hayvanlarda görülen, kaslardaki latent clostridium chauvoei sporlarının etkinleşmesiyle oluşan, yüksek ateş, kısa sürede ölüm ve kangrenli kas yangısıyla belirgin toksemik hastalık, amfizemli kangren, semptomatik şarbon, hlk. kara yakma, kara yandık, kara yanık. Greve katılmamak. Grev kırıcı. Grev sırasında çalışan işçi. Yanıkara. Adı kötüye çıkmış kumarbaz. Greve katılmayan işçi.

Con man : Düzenbaz. Üçkağıtçı.

Crooked : Bükülü. Deforme olmuş. Kargacık burgacık. Namussuz. Çarpık. Yamuk yumuk. Çökmüş.

False : Yalan. Yalancı. Yanlış. İki yüzlü. Uydurma. Takma. Suni. Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. Hatalı.

Fouler : Kokuşmuş. Ağır. Karışmış. Pis. Kurallara aykırı. Tıkanmış. Bulaştırmak. Kurallara aykırı hareket.

Adulterates : Seyreltmek. Karıştırmak. Değerini düşürmek. Bozmak. Saflığını bozmak. Yabancı madde katmak. İçine yabancı madde katmak. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak.

Conman : Fırıldakçı.

Carpet bagger : Vurguncu kimse. İç savaştan sonra güney amerika'ya giden kimse. Vurguncu. Maceraperest politikacı.

Phonier : Kofti. Düzme. Sahte şey. Kalp. Şarlatan.

Brummagem : Birmingham (kenti). Taklit. Gösterişli ama değersiz. Gösterişli ama değersiz şey.

Fraudulent synonyms : con artist, bilker, forged, counterfeit, cardboard, bunko, bilked, fallacious, dishonorable, falser, corrupted, artificial, adulterating, adulterators, non genuine, apparent, affected, barretor, adulterator, cut up, cammed, bilkers, cardsharping, bogus, apocrypha, bamboozlers, cheaters, counterfeiters, card shark, bilks, adventurer, made up, phoniest.

 

Fraudulent zıt anlamlı kelimeler, Fraudulent kelime anlamı

Honest : Açık yürekli. Katışıksız. İçten. Namuslu. Açık sözlü. Saf. Dürüst. Doğru. Hilesiz. Güvenilir.

Fraudulent ingilizce tanımı, definition of Fraudulent

Fraudulent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tricky. Dishonest. Deceitful. Using fraud.