Phonier türkçesi Phonier nedir

Phonier ingilizcede ne demek, Phonier nerede nasıl kullanılır?

Phonies : Sahte. Şarlatan. Sahtekar. Sahte şey. Düzme. Kofti. Kalp.

Phoniest : Düzmece. Düzme. Sahtekar. Sahte. Kofti. Şarlatan. Kalp. Sahte şey.

Antiphonies : Karşılıklı ilahi okuma yöntemi. Karşılıklı okuma usulü. Antifoni. Karşılıklı okunan ilahi.

Cacophonies : Yakın sesleri ardarda söyleme güçlüğü. Kakışma. Kakafoni. Ahenksizlik. Yakın sesleri ardarda söyleme zorluğu. Kakofoni.

Euphonies : Akışma. Seslerin iyi seçilmesi. Ses uyumu. Ahenk. Kulağa hoş gelme. Akışım. Ses ahengi.

Phonic : Sesle ilgili. Ses. Fonik. Sese ait. Sesli. Sesçil. Ses özelliğinde olan.

Aphonic : Sessiz. Sesi kısık. Gürültüsüz.

Antiphonically : Değişen bir biçimde. Karşılıklı okuma şeklinde. Uyumlu bir biçimde. Karşılıklı okumayla ilgili olarak.

Aphonia : Ses yitimi. Ses kısılması. Afoni. Özellikle akciğerlerin dinlemeyle muayenesinde ses alınamaması. ses tellerinin işlevlerinin bozulması sonucu meydana gelen ses çıkaramama durumu. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konuşma yeteneksizliği. Bedensel, sinirsel ya da ruhsal-genetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması. Larinks rahatsızlığı sonrası karşılaşılan ses yitimi. Ses kısıklığı. Gırtlak hastalığından kaynaklanan ses kısılması.

 

Phonics : Ses bilimi. Ses okuma bilgisi. Akustik ilmi.

İngilizce Phonier Türkçe anlamı, Phonier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phonier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Non genuine : Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı.

Con artist : Dolandırıcı. Dalavereci. Düzenbaz. Hilebaz. Üçkağıtçı. Hilekar.

Apparent : Açık. Belli. Bariz. Besbelli. Görünüşte. Göze çarpan. Aşikar. Ortada. Kolaylıkla görülür.

Bad : Fena. Kokmuş. Bozuk. Kötü. Perişanlık. Küfürlü. Yetersiz çelgi. Kem.

Croaker : Kurbağa. Karamsar kimse. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gölge balığıgiller (sciaenidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, sürüler yapan, otçul, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Şom ağızlı kimse. Sarıağız balığı. İşkine.

Bunkos : Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Dolandırıcılık oyunu. Hilekar. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Düzenbazlık. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Kazıklama. Dolandırıcılık.

Radiotelephone : Telsiz telefon. Telsiz. Radyotelefon.

Bastard : Alçak. Herif. İt. Alışılmamış. Adam. Çizgi dışı. Bayağı. Kurallara aykırı. Piç (argo terim).

Receiver : Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla, kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi. Paraları alan, alıcısı adına borçlusundan toplayan kişi. İcra memuru. Kabul eden kimse. Ahize. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi. Para alıcısı. Bir tecim belgitini düzenliyenden alan ilk kişi. bir tecim belgitinde yazılı parayı borçlusundan alan kişi. Telefon ahizesi. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.

 

Radiophone : Radyofon. Radyotelefon ile mesaj göndermek. Radyotelefon. Telsiz telefon.

Phonier synonyms : cerebrate, desk phone, extension phone, pay station, theologise, speakerphone, phone system, ruminate, french telephone, hearts, bamboozler, adulterator, contemplate, corrupted, counterfeit, wireless telephone, telephone extension, telephone, kardia, cor, chew over, confidence man, speculate, bamboozlers, croakers, arranging, wonder, false, bastardly, dial telephone, imitations, introspect, reflect.

Phonier zıt anlamlı kelimeler, Phonier kelime anlamı

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.