Croaker türkçesi Croaker nedir

  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gölge balığıgiller (sciaenidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, sürüler yapan, otçul, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.
  • Sarıağız balığı.
  • İşkine.
  • Şom ağızlı kimse.
  • Karamsar kimse.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kurbağa.
  • Şarlatan.

Croaker ingilizcede ne demek, Croaker nerede nasıl kullanılır?

Croakers : Kurbağa. Şom ağızlı kimse. Şarlatan. Sarıağız balığı. Karamsar kimse.

Croaked : Gaklamak. Tahtalı köyü boylamak. Vraklamak. Nalları dikmek. Nallamak. Fertiği çekmek. Gümlemek. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Zıbarmak. Öldürmek.

Croak : Kurbağa gibi ses çıkarmak. Ölmek. Tahtalı köyü boylamak. Öldürmek. Fertiği çekmek. Nalları dikmek. Vraklamak. Cavlamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Gaklamak.

Croakier : Karga gibi. Boğuk. Kurbağa gibi.

Croakiest : Kurbağa gibi. Boğuk. Karga gibi.

Croaks : Vaklamak. Nallamak. Nalları dikmek. Tahtalı köyü boylamak. Ölmek. Kurbağa sesi çıkartmak. Öldürmek. Karga gibi ötmek. Zıbarmak. Vraklamak.

Croatian : Hırvat. Hırvatça.

Croakiness : Rahatsız edici ses. Kısıklık. Şiddetli ve boğuk olma niteliği. Boğukluk.

Croato serbian : Hırvat sırpçası.

Serbo croat : Sırp ve hırvatların slavik dili. Sırp hırvat.

İngilizce Croaker Türkçe anlamı, Croaker eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Croaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı.

Phonies : Sahte. Sahte şey. Kalp. Sahtekar. Kofti. Düzme.

Phoneys : Dandik. Sahte şey. Sahtekar. Sahte. Kalp.

Mountebank : Şarlatan satıcı. Sahte doktor. Tokatçı.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Pessimists : Kötümser. Pesimist.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Batrachian : Kara kurbağası. Karakurbağası. Kurbağalarla ilgili.

Moodier : Karamsar. Ters. Kaprisli. Dengesiz. Kıl. Bunalım. Birdenbire canı sıkılabilen. Huysuz. Aksi. Dakikası dakikasına uymaz.

Croaker synonyms : chenfish, white croaker, queenfish, sciaenid fish, micropogonias undulatus, umbrina roncador, surffish, surf fish, genyonemus lineatus, atlantic croaker, sciaenid, seriphus politus, yellowfin croaker, toads, abramis zone, fakers, maiger, frog, frogs, saltwater fish, abambulacral area, phonier, faker, mountebanks, charlatan, kingfish, con artist, abacus bodies, a cells, batrachians, corb, abductor muscle, phoniest.

Croaker ingilizce tanımı, definition of Croaker

Croaker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who croaks, murmurs, grumbles, or complains unreasonably. One who habitually forebodes evil.