Kurbağa nedir, Kurbağa ne demek

Kurbağa; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: kuyruksuz iki yaşamlılar]

Bilimsel terim anlamı:

Hem suda hem karada yaşayan, çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı.

İngilizce'de Kurbağa ne demek? Kurbağa ingilizcesi nedir?:

frog

Fransızca'da Kurbağa ne demek?:

grenouille

Kurbağa hakkında bilgiler

Metne bakınız

Kuyruksuz kurbağalar (Latince: Anura), Yunanca'daki "yokluk" ön eki olan ἀ(ν)- an- ile yine Yunanca'da "kuyruk" anlamına gelen οὐρά ourá sözcüklerinden sahte türetilmiş bir terimdir ve "kuyruksuz" demektir.

Erişkinlerinin uzun arka bacaklar, tıknaz gövde, araları zarlı parmaklar, çıkık gözler ve kuyruksuzluk gibi özellikleri bulunan kurbağaların büyük çoğunluğu yarı sucul bir yaşam sürer ama tırmanarak ya da zıplayarak karada da rahatça hareket edebilirler. yumurta ile çoğalırlar. Yumurtalarını tipik olarak su birikintileri, gölcük ya da göllere bırakan kurbağaların iribaş adı verilen ve suda gelişen larvalarında ön ve arka bacaklar yokken, su içinde soluyabilmek için solungaçlar ve yüzebilmek için yüzgeçli kuyruk vardır. Çoğunluğu otçul olan ve solungaçlarından süzülen alglerle beslenen iribaşlardan başkalaşan erişkin kurbağalar, sıklıkla eklem bacaklıları, karından bacaklıları ve halkalı solucanları içeren etçil bir yaşam sürerler.

 

Özellikle çiftleşme döneminde belirginleşen ve halk arasında "vıraklama" olarak anılan seslenişleriyle dikkat çeken kurbağalar, ekvatordan subarktik bölgelere kadar olan, geniş bir yayılım alanında bulunurlar. Çoğunluğu tropik yağmur ormanlarında olmak üzere, toplam 33 familyaya dağılmış yaklaşık 5250 türü bulunan bu canlılar, çeşitliliği en fazla olan omurgalılardandır. Ancak, kimi kurbağa türlerinin giderek azalan sayıları da dikkat çekmektedir. Kurbağalar yazın toprağın altında kurur.

Kurbağa ile ilgili Cümleler

  • Kim yatağıma bir kurbağa koydu?
  • Başımıza taş ve kurbağa yağma olasılığı sence nedir?
  • Kurbağalar yılanlardan korkarlar.
  • Kurbağa kuyuda.
  • Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.
  • Kurbağalı erişte ısmarladım.
  • Kurbağaların vırakladığını duyabiliyor musun?
  • O bir kuyudaki bir kurbağa gibi.
  • Sayfada yazılı tek kelime "kurbağa" kelimesiydi.
  • Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.
  • Her sabah canlı bir kurbağa ye ve günün geri kalan kısmında sana daha kötü bir şey olmayacak.
  • İki kurbağa dere kenarında otururken yağmur yağmaya başlar. Kurbağalardan biri diğerine şöyle der: "Çabuk suya gir, yoksa ıslanacağız."
  • Kurbağa vraklar.
  • Kurbağalar yılanlardan korkuyor.

Kurbağa anlamı, tanımı:

Kurbağalar : Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfına giren bir takım, kuyruksuzlar.

 

Yumurta : Er bezi. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Kurbağa adam : Dalgıç.

Kurbağa balığı : Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan kemikli balık (Uranoscopus scaber).

Kurbağa otu : Düğün çiçeğigillerden bir bitki (Bufonia).

Kurbağa testi : Kadının gebe olup olmadığının anlaşılması için idrarının kurbağa karnına şırınga edilmesi yoluyla yapılmış olan test.

Kurbağazehri : Kurbağazehrigillerden, tatlı sularda yaşayan, beyaz çiçekli, yürek biçimi yapraklı bir süs bitkisi (Hydrocharis).

Kuyruklu kurbağa : Yumurtadan yeni çıkmış ve değişim geçirmemiş yavru kurbağa.

Ağaç kurbağası : Kurbağagillerden, boyu 3-5 santimetre olan, sırtı yaprak yeşili, ağaçlara tırmanan bir tür kurbağa (Hyla arborea).

Kara kurbağası : Kurbağalardan, karalarda yaşayan, yumurtalarını suya bırakan bir tür kurbağa.

Yaprak kurbağası : Yeşilbağa.

Kurbağa balığıgiller : Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan kemikli balıklar familyası.

Kurbağacık : Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen şeylerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. Küçük İngiliz anahtarı. Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist. Ayarlanabilir somun anahtarı.

Kurbağalama : Birbirine paralel iki tırmanma sırığına baldırları ve ayak sırtlarını kenetleyerek veya dışarıdan diz altına sıkıştırarak tırmanma. Kurbağanın yüzmesine benzer yatay hareketler yaparak yüzme.

Aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek : Sağladığı yarar, verdiği zararı karşılamamak.

Atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz : "küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek : Yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

Yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek : Yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan veya insan. Bir şeyin küçüğü. Güzel, alımlı genç kız. Çocuk, evlat.

Gelişim : İlerleme, inkişaf, tekâmül. Aksiyon. Gelişme işi. Serpilip büyüme.

Durgun : Neşesiz, keyifsiz, sessiz. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Sakin.

Tamam : Eksiksiz. Evet. Bütün, tüm. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Tamamlanmış, bitmiş. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz.

Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.

Küçük : Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Küçük abdest.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Kurbağa gözü : Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm.

Kurbağa karnı : Kurbağacık.

Kurbağa kaya balığı : Yassı kafalı kaya balığı.

Kurbağa pisliği : Su teresi, Nasturtium Officinale.

Kurbağabalığı : (zooloji)

Kurbağabalığıgiller : (Uranoscopidae), (Yun. ouranos = gök, Yun.skopein=bakmak) Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının dikenliyüzgeçiler (Acanthopterygii) alt-takımına giren familyası. Başları büyük ve geniştir. Tropik denizlerde ve Akdenizde yaşarlar. Kurbağa balığı (Uranoscopus scaber) türü iyi bilinir.

Kurbağagiller : Asalakbilimde yardımcı arakonakçı olarak adları geçen, çoğu sıçrayıcı ve kuyruksuz, ufak omurgalılar sınıfı. (zooloji)

Kurbağaköy : İçel şehrinde, Gülnar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kurbağalı : Şanlıurfa şehrinde, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kurbağalık : Taşma borusundan kurbağa v.b. hayvanlarla böceklerin su deposuna girmesini önlemek için konan, bir geri tepmeli vana türü. Denizli şehri, Kale ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri şehrinde, Örenşehir nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Kurbağa anlamı nedir?

İngilizce'de Kurbağa ne demek? : n. frog, paddock, batrachian

Fransızca'da Kurbağa : grenouille [le]

Almanca'da Kurbağa : n. Frosch, Froschlurch

Rusça'da Kurbağa : n. лягушка (F), жаба (F)

adj. лягушиный