Kurbağalar nedir, Kurbağalar ne demek

Kurbağalar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfına giren bir takım, kuyruksuzlar

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: kuyruksuz iki yaşamlılar]

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamı. kuyruksuzlar, Anura), (Yun. an=sız, Yun. oure = kuyruk) Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfına giren bir takım.Kuyrukları kaybolmuştur. Bacakları iyi gelişmiş ve ard bacaklar sıçramaya elverişli bir hale gelmiştir. Kara, su ve ağaçlarda yaşarlar. Obruk-ardlılar (Opisthocoela), obruk-önlüler (Procoela), kuralsız-obruklular (Anomocoela), çift-obruklular (Diplaciocoela) olmak üzere 4 alt-takımı içine alır.

İngilizce'de Kurbağalar ne demek? Kurbağalar ingilizcesi nedir?:

tailless amphibians

Kurbağalar hakkında bilgiler

[Bakınız: kurbağa]

Kurbağalar ile ilgili Cümleler

  • Kurbağalar yılanlardan korkuyor.
  • İki kurbağa dere kenarında otururken yağmur yağmaya başlar. Kurbağalardan biri diğerine şöyle der: "Çabuk suya gir, yoksa ıslanacağız."
  • Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.
  • Kurbağalar yılanlardan korkarlar.
  • Kurbağaların vırakladığını duyabiliyor musun?

Kurbağalar tanımı, anlamı:

Kurbağa : Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

 

Atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz : "küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Omurga : Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Amfibyumlar : Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri.

Takım : Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Takım elbise. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Kuyruksuzlar : Kurbağalar.

Diğer dillerde Kurbağalar anlamı nedir?

İngilizce'de Kurbağalar ne demek? : [kurbağa] n. frog, paddock, batrachian