Fastened türkçesi Fastened nedir

  • Sağlam.
  • Düğmelenmiş.
  • İliştirilmiş.
  • Fermuarlı.
  • Kapanmış.
  • Birleştirilmiş.
  • Eklenmiş.
  • Güvenceye alınmış.
  • Bağlanmış.

Fastened ile ilgili cümleler

English: Please make sure your seat belt is fastened.
Turkish: Lütfen emniyet kemerinizin takıldığından emin olun.

English: Ali fastened his seatbelt.
Turkish: Ali emniyet kemerini taktı.

English: Ali pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Turkish: Ali arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.

English: She fastened the clasp of her necklace.
Turkish: Gerdanlığının tokasını kapadı.

English: Remain in your seats with your seat belts fastened.
Turkish: Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.

Fastened ingilizcede ne demek, Fastened nerede nasıl kullanılır?

Be fastened : Takılmak. Kilitlenmek.

Come unfastened : Çözülmek.

Unfastened : Açılmış. Gevşemiş. Çözülmüş. Çözülmüş (kemer vb).

Fastener : Kilit. Bağlaç. Ataş. Tutturucu. Kopça. Raptiye. Toka. Fermuar. Mandal. Bağ.

Fasteners : Saplamalar. Bağlantı elemanları. Bağlayıcılar. Kapı mandalı. Bağlama elemanları.

Slide fastener : Fermuar.

Fasten onto : Tutunmak.

Paper fastener : Agraf. Kağıt tutucu.

Velcro fastener : Cırt cırt bağlayıcı. Cırt band.

 

Zip fastener : Fermuar.

İngilizce Fastened Türkçe anlamı, Fastened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fastened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entrenched : Değişmez. Köklü. Kemikleşmiş. Yerleşik. Sağlamlaştırılmış. Sabit.

Ingrafted : Nakledilmiş. İçine yerleştirilmiş (çubuk veya dal gibi). İçine alınmış (ingraft olarak da yazılır). Aşılanmış. İçine sokulmuş. Aşılı.

Cicatriced : İyileşmiş.

Able bodied : Askerliğe uygun. Yaraklı. Yararlı. Güçlü kuvvetli. Vücudu sağlam. Güçlü. Muhkem bedenli. Yarayan. Sağ.

Homogenized : Türdeşik. Türdeşleştirilmiş. Homojenize. Aynı hale getirilmiş. Homojenleştirilmiş. (amerikan ingilizcesi) homojenleştirilmiş. Sütte olduğu gibi yağ damlacıkları bir emülsiyonda eşit şekilde dağıtılmış (homogenised olarak da yazılır). Aynılaştırılmış. Farklı elementlerle harmanlanmış.

Invested : Yatırılmış. Gelecekteki kazanç için harcanmış.

Button down : Düğmeleri aşağıda.

Appendant : Bağlı. Takılı. Mülhak. İlişkin. Asılı. Daha büyük mirasın bir parçası olan mal veya hak (hukuk terimi). Eklenen. Merbut. Müteallik. Ait.

Corded : Bağlı. Bağlanan. İple bağlanmış. İpli. Sicimlerden yapılmış. Fitilli. Ölçülüp yığılmış (kütük).

Enchained : Zincirle bağlamak. Zincire vurulmuş. Zincirlemek. Meftun olmuş. Zincir ile bağlanmış. Zincire vurmak. Zincirlenmiş.

Fastened synonyms : botonee, pegged down, botonnee, inserted, shut, denominated, adjoint, intercalary, intraparietal, air tight, tied in, as right as a trivet, cast iron, hung, compositive, calculable, added, consolidated, coupled, as hard as iron, connected, as hard as nails, buttoned, combined, added to, all right, engaged, closed, embodied, secured, incorporated, hooked, appended.

 

Fastened zıt anlamlı kelimeler, Fastened kelime anlamı

Unfastened : Gevşemiş. Çözülmüş (kemer vb). Açılmış. Çözülmüş.

Unbuttoned : Laubali. Düğmeleri açılmış. Teklifsiz. (düğmeleri) ilikli değil.