Fastener türkçesi Fastener nedir

Fastener ingilizcede ne demek, Fastener nerede nasıl kullanılır?

Belt fastener : Kayış raptiyesi. Kayış bağlantısı. Kayış kancası. Kayış ek bağlantısı.

Paper fastener : Agraf. Kağıt tutucu.

Sash fastener : Giyotin pencere mandalı. Kuşak bağı.

Slide fastener : Fermuar.

Snap fastener : Çıtçıt. Yaylı raptiye. Çıt çıt.

Fasten on : -e saplanmak. Saplanmak. Kullanmak. Hedef almak. -i kafasına takmak. Yapışmak. Kapmak. Dikmek (gözü). Üzerine atmak. Kavramak.

Come unfastened : Çözülmek.

Zip fastener : Fermuar.

Unfastened : Gevşemiş. Çözülmüş. Çözülmüş (kemer vb). Açılmış.

Fasten down : Sağlamlaştırmak.

İngilizce Fastener Türkçe anlamı, Fastener eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fastener ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bonders : Örgü taşı. İki şeyi birleştiren madde. Tahvillerle çalışan kimse. Birleştirici. Birleştirici madde. Bağlayıcı malzeme. Bağlantı taşı. Bonolarla uğraşan kimse.

Hasps : Tutturmak. Çile. Kilitlemek. Çengelli iğne. Kopçalamak. Asma kilit. Asma kilit köprüsü. İplik makarası.

Connective : Konnektif. Birleştirici. Birleşik. Konektif. Bağlayan.

 

Restraint : Kendine hakim olma. Çekinme. Sınırlama. Kendini tutma. Tutma. Tahdit. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Kendini zaptetme. İtidal. Dizginleme.

Cotter : Kama. Çivi. Kopilya. Anahtar. Maşalı pim. Çatal pin. Supap tırnağı.

Hook and eye : Erkek ve dişi kopça. Kanca ve gözü.

Screw : Vidalamak. Burmaç. Geçirmek. Sıkışmak. Sikişmek. Burmak. Dönmek. Çevirerek sıkıştırmak. Vida. Çevirmek.

Tacks : Besin. Geminin rüzgara göre yaptığı yön değişikliği. Geçici olarak tutturma. İri başlı küçük çivi. Yöntem. Yol. Rüzgara karşı volta vurma. Yiyecek.

Frog : Tuğla taban göçüğü. Fransız (kötü). Göbek kısmı. Tuğla harç çukuru. İlik. Makas göbeği. Kurbağa. Hem suda hem karada yaşayan, çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı. İki başlı kas.

Tack : Orsa etmek. Kumaşı teyellemek. Birleştirmek. Geminin rüzgara göre yaptığı yön değişikliği. Besin. Çatmak. Geçici olarak tutturma. Rüzgara karşı volta vurma. Çivi ya da raptiye ile tutturmak.

Fastener synonyms : press stud, wiggle nail, nut and bolt, snap ring, corrugated fastener, fibulae, tachs, thumbtacking, nail, thumbtack, catch, carabiner, clothespins, paper clip, detents, ratch, binderies, claps, hasped, bounding, affixation, grummet, pushpins, alliances, dowel pin, latching, fibula, clasps, cottar, sealing wax, zipper, drawing pin, bundle.

Fastener ingilizce tanımı, definition of Fastener

Fastener kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, makes fast or firm.