Connective türkçesi Connective nedir

Connective ingilizcede ne demek, Connective nerede nasıl kullanılır?

Connective tissue : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. örnek: gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu vb. lamina propria. Bağ doku. Bağ dokusu. Bağdoku. Destekdoku. Konektif doku. Bağlayıcı doku.

Connective tissue determination : Et ve et ürünündeki proteinin, asitle hidrolize edilmesiyle kolorimetrik olarak belirlenen hidroksiprolin yardımıyla bağ dokunun saptanması yöntemi. Bağ doku tayini.

Connective tissue nevus : Dermal bağ dokuda yerleşen, sınırlı üreme ve kollajenin aşırı boyanmasıyla belirgin, küçük, sert ve çoğunlukla yassı şişkinlik, kollajen beni. köpeklerde nispeten yaygın olarak ve bacaklarda görülür. Bağ doku beni.

 

Dense connective tissue : Sık bağ dokusu. Kollagen tellerinin her yönde yayılışına ya da bir yönde paralel demetler halinde uzanışına göre muntazam sık bağ dokusu ve muntazam olmayan sık bağ dokusu tipleri olan, kollagen ve elastik tel ağı sıkı bir şekilde örülmüş bir tip bağ dokusu.

Mucous connective tissue : Müköz bağ dokusu. Fetüsün göbek kordonunda ve erginlerin dişlerinin pulpa boşluğunda bulunan olgun bağ dokusuyla mezenkim dokusu arasındaki bağ dokusu türü. bu doku fetal dönemin ikinci yarısında yıldız biçimli hücreler ve kollajen ipliklerle belirginlik gösterir.

Connectivity : Bağlantısallık. Bağlanabilirlik. Bağlantı. Bağlayıcılık. Ağ tabanlı bilgisayarların birlikte iletişim kurabilme mesafesi (bilgisayar). Bağlanırlık.

Textus connectivus : Bağ doku. Vücutta bulunan dört temel dokudan en sık görülen, gevşek veya ipliksel yapıdaki kas ve yağ dokularında değişik oranlarda bulunan, cansız olan hücreler arası maddeyle hücrelerden oluşan, beslenme fizyolojisi açısından bir değer taşımayan, et ürünleri teknolojisinde kalite sorunu oluşturabilen madde. bu dokunun, organları sararak destekleme, gövde arası boşlukları doldurma, dokuların beslenmesi, epitel dokusuna destek ve organizmanın savunma sistemini oluşturma gibi görevleri vardır. bağ dokusunun mezenkim, müköz, gevşek, sıkı, retiküler ve yağ dokusu olmak üzere altı türü bulunur.

Textus connectivus collagenosus compactus irregularis : Kollajen ipliklerin değişik yönlerde seyretmesiyle oluşan keçemsi düzensiz sıkı bağ dokusu. bu yapı derinin dermis katmanının stratum retikularesinde görülür. Düzensiz sıkı bağ dokusu.

 

Nonconnective : Birleştirici olmayan. Birleştirmeyen. Bağlayıcı olmayan.

Or connective : Veya bağlacı.

İngilizce Connective Türkçe anlamı, Connective eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coilers : Bağ. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Kangal sarıcı. Bobin sarıcı. Koyler.

Assoc : İlgili. Bağlantılı. Birleşmiş.

Conjunctives : Bitiştirici yargı. Bağlaç görevi gören kip. Bağlaç görevi yapan. Birleştiren. Bitişik.

Collaborative : Müşterek. Yardımcı. İşbirlikçi. Ortaklaşa. Ortak çalışmaya dayalı.

Bindery : Birleştirme. Ciltevi. Cilt evi. Mücellithane. Ciltçi.

Fabricators : Fabrikatör. İmalatçı. Yalancı. Uydurmacı. Sahtekar. Yapan ya da imal eden kimse. Sahteci. Uydurukçu.

Bonders : Tahvillerle çalışan kimse. Bonolarla uğraşan kimse. Bağlantı taşı. Bağlayıcı malzeme. İki şeyi birleştiren madde. Birleştirici madde. Örgü taşı.

Conjunction : Bağlaşım. Birbirine birleştirilmiş. Birleşme. Birlik. Birlikte. Söz içinde birden çok kelimeyi kelime grubunu veya cümleyi birbirine bağlayarak aralarında çeşitli yönlerden ilgiler kuran görevli kelimeler. bazı bağlaçlar, bağladıkları ögelerden önce veya sonra tekrarlanarak da kulanılırlar: ile, ve, de, hem… hem, ne… ne, de… de, gerek… gerekse, olsun… olsun; ya, yahut, ya da, veya, ya…ya, mi…mi, ister…ister, ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, bununla birlikte, şu var ki, yine de, bir…bir, kimi…kimi, bazen…bazen, kah…kah…, hatta, bile, üstelik yani, demek ki, böyle ki, başka bir deyimle; ki, kim; gerçekten, nitekim, halbuki, oysa; çünkü, zira; buna göre, bundan dolayı, bu sebeple, bunun üzerine bunun için öyleyse; ta ki, diye; eğer, şayet, yoksa, illa, o takdirde; aksi halde vb. örnekler: biz de güçsüzüz ama iyimseriz (kemal tahir, yol ayrımı, s. 235). arkası bana dönük olduğu için göremem ama budala gülme hep dudağındadır. (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 2, s. 232) ya devlet başa ya kuzgun leşe. anlayışlı fakat hazırlıksız bir kimse. hem kel hem fodul. ya anlat yahut da yazılı olarak getir. demek ki, senin anlattığın kadarından da fazlaymış. teşrinler geldi, lüfer mevsimi başlayacak yahut nisandayız. boğaz sırtlarında erguvanlar açmıştır, diye düşünmek, yaşadığımız anı efsaneleştirmeye yetişir. (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 145). “ne bir ayak sesi hanın boş, loş, sessiz, ölü sofalarında gezindi, ne de bir kapı gıcırtısı duydum” (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 181). zengin mi fakir mi bilmiyorum o mu yoksa öteki mi gelecek “on yedisinde ya var, ya yoktu”. (y. kemal, ortadirek, s. 358). Rastlantı. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Tesadüf.

Assemblers : Derleyici. Çevrici. Montör. Montajcı. Çevirici. Monte edici. Çevirici program. Çeviri programı. Çevirici (bilgisayar).

Combined : Kombine. Birleşmiş. Bileşik. Birleştirilmiş. Karışık. Müşterek. Muhtelif. Karma.

Connective synonyms : closed class word, coordinating conjunction, function word, subordinating conjunction, subordinate conjunction, conjunctions, affixation, coalesced, conflate, continuative, conflates, allied, adjunctive, coiler, joiner, consolidative, affixion, bonder, braiders, coordinator, at one, associated, attacher, composite, connecting, binder, fastener, conjunctive, annectent, connecters, copulative, compound, attachers.

Connective zıt anlamlı kelimeler, Connective kelime anlamı

Disjunctive : Bölen. Ayıran.

Connective ingilizce tanımı, definition of Connective

Connective kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which connects. Involving connection. Connecting, or adapted to connect.