Connective tissue türkçesi Connective tissue nedir

  • Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bağlayıcı doku.
  • Bağ dokusu.
  • Konektif doku.
  • Bağdoku.
  • Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. örnek: gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu vb. lamina propria.
  • Destekdoku.
  • Bağ doku.

Connective tissue ingilizcede ne demek, Connective tissue nerede nasıl kullanılır?

Connective : Birleşik. Bağlayıcı. Bağlaç. Birleştirici. Konnektif. Konektif. Bağlayan.

Tissue : Kopya kağıdı. Nesiç. Ağ. Bir tür ince ambalaj kağıdı. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, ortak yapı ve işleve sahip hücreler grubunun oluşturdukları yapı. İnce kağıt. İnce kumaş. Kağıt mendil. Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. epitel, bağ, kas, sinir dokusu gibi.

 

Connective tissue determination : Bağ doku tayini. Et ve et ürünündeki proteinin, asitle hidrolize edilmesiyle kolorimetrik olarak belirlenen hidroksiprolin yardımıyla bağ dokunun saptanması yöntemi.

Connective tissue nevus : Dermal bağ dokuda yerleşen, sınırlı üreme ve kollajenin aşırı boyanmasıyla belirgin, küçük, sert ve çoğunlukla yassı şişkinlik, kollajen beni. köpeklerde nispeten yaygın olarak ve bacaklarda görülür. Bağ doku beni.

Dense connective tissue : Sık bağ dokusu. Kollagen tellerinin her yönde yayılışına ya da bir yönde paralel demetler halinde uzanışına göre muntazam sık bağ dokusu ve muntazam olmayan sık bağ dokusu tipleri olan, kollagen ve elastik tel ağı sıkı bir şekilde örülmüş bir tip bağ dokusu.

Mucous connective tissue : Fetüsün göbek kordonunda ve erginlerin dişlerinin pulpa boşluğunda bulunan olgun bağ dokusuyla mezenkim dokusu arasındaki bağ dokusu türü. bu doku fetal dönemin ikinci yarısında yıldız biçimli hücreler ve kollajen ipliklerle belirginlik gösterir. Müköz bağ dokusu.

İngilizce Connective tissue Türkçe anlamı, Connective tissue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connective tissue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Ligament : Lıgament. Köprü. Bağ. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Ligament. Kemik bağ dokusu. Kiriş.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Textus connectivus : Vücutta bulunan dört temel dokudan en sık görülen, gevşek veya ipliksel yapıdaki kas ve yağ dokularında değişik oranlarda bulunan, cansız olan hücreler arası maddeyle hücrelerden oluşan, beslenme fizyolojisi açısından bir değer taşımayan, et ürünleri teknolojisinde kalite sorunu oluşturabilen madde. bu dokunun, organları sararak destekleme, gövde arası boşlukları doldurma, dokuların beslenmesi, epitel dokusuna destek ve organizmanın savunma sistemini oluşturma gibi görevleri vardır. bağ dokusunun mezenkim, müköz, gevşek, sıkı, retiküler ve yağ dokusu olmak üzere altı türü bulunur.

Supporting tissue : Hücre farklılaşması sonucu oluşan dört temel dokudan biri. destek dokusunun bağ dokusu, kıkırdak dokusu, kemik dokusu ve kan dokusu olmak üzere dört türü bulunur. Destek doku. Destek dokusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvanların vücudunda destek görevi gördükleri için kemik ve kıkırdak dokularına verilen ortak ad. iç ye dış iskelet. kolenşima gibi kalın duvarlı hücrelerden yapılmış doku. Hayvanların vücudunda destek görevi gören kemik ve kıkırdak dokuları.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Fascia : Büyülemek. Kemer. Bant. Fasya. Sargı, ak zar, şerit, bağ. Karın sargısı. Sargı. Bağ. Şerit.

Connective tissue synonyms : a cells, fascias, aardwolf, abramis zone, a site, abiotic factor, aardvarks, a chromosome, ligaments, abacus bodies, aardvark, a cell, fasciae.