Assoc türkçesi Assoc nedir

Assoc ile ilgili cümleler

English: Ali is just a business associate.
Turkish: Ali sadece bir iş ortağı.

English: Ali doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Turkish: Ali Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.

English: Everyone has the right to freedom of peaceful assembly and association.
Turkish: Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.

English: Everyone has the right to own property alone as well as in association with others.
Turkish: Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.

English: Don't associate with them.
Turkish: Onlarla işbirliği yapma.

Assoc ingilizcede ne demek, Assoc nerede nasıl kullanılır?

Associability : Bağlantılı olma. İlişkilendirilebilirlik.

Associable : Alakalandırılabilir. Bağlantılı olabilen.

Associableness : İlişkilendirilebilirlik. Bağlantılı olma.

Associate : Arkadaşlık etmek. Düşünmek. İş arkadaşı. Ortak çalışma arkadaşı. Yakıştırmak. İlişkilendirmek. İşbirliği yapmak. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Birliktelik kurmak. Çağrıştırmak.

Associate company : Kardeş şirket. Ortak şirket.

 

Associate oneself : İşbirliği yapmak. Ortak olmak. Birleşmek.

Associate justice : Toplu mahkeme üyesi.

Associate name : Tecimcinin tecimsel işlemlerinde kullanmağa zorunlu olduğu ad. Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Tecimevi adı. Tecim adı.

Associate membership : Ortak üyelik.

Associate professor : Doçent doktor. Doçent.

İngilizce Assoc Türkçe anlamı, Assoc eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assoc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accrete : Katılımlarla büyümek. Eklenip büyümek. Yapışmak. Ekli. Birleşmek. Eklemek. Büyümek. Artmak.

Collaborative : Ortaklaşa. Ortak çalışmaya dayalı. Müşterek. Yardımcı. İşbirlikçi.

Confederated : İttifak etmek. Birleştirmek. Bağlaşık. Konfedere. İttifak ettirmek. Birleşmek.

On line : Yağ geçit borusu. Hatta-bağlı. Onlayn. İnternete bağlı. Çevrim-içi. Giriş verilerinin oluştuğu yerde, anında girildiği, çıkış verilerinin gereksenen yerde, anında kullanıma sokulduğu herhangi bir donanım vb. kaynağın bu niteliğine ya da bu tür kullanım biçimine değgin. süreç denetim, endüstride çevrimiçi bilgisayar kullanımı için önemli bir örnektir. Hat üzerinde. Çevrimiçi.

Allied : Birlik olan. Benzer. Birbirine bağlı. Bağlaşık. Müttefik. Akraba. Aynı türden. Aralarında anlaşma olan.

Companionable : Sokulgan. Arkadaş canlısı. Samimi. Yalpak. Candan. Girişken. Cana yakın. Munis. Sıcakkanlı.

Caring : Yardımsever. Alaka gösteren. Kayıt. Umur. Sempatik. Şefkatli. Önemseme. İlgi gösteren.

 

Assignor : Temlik eden. Devreden. Fariğ.

Related : Akraba. İlişkili. Benzeyen (ona). Bağlı. Karşılık gelen. İlintili. İlişkin.

Assoc synonyms : adjunctive, anent, agglutinative, appertaining, associated, coalesced, linked, onliness, correlative, conflated, composite, conjoint, germane, online, assembled, applicable, conflating, with regard to, correlatives, attached, cohesive, interrelating, interested, curious, concerned, assignors, close, confederate, compound, conjunct, conflate, at one, combined.