Caring türkçesi Caring nedir

Caring ile ilgili cümleler

English: I'm done caring.
Turkish: Bakmayı bitirdim.

English: I stopped caring about what Tom thinks a long time ago.
Turkish: Tom'un uzun zaman önce düşündüğünü umursamayı bıraktım.

English: He's sweet and caring.
Turkish: O tatlı ve sempatik.

English: She assisted her mother in caring for the baby.
Turkish: Bebek bakımında annesine yardım etti.

English: After retirement, Teresa devoted herself to caring for orphans.
Turkish: Emekli olduktan sonra, Teresa kendini yetimlerin bakımı için adamış.

Caring ingilizcede ne demek, Caring nerede nasıl kullanılır?

Past caring : Umursamaz. Boşvermiş.

Scaring : Korkutmak. Korkmak. Ürkütücü. Ödünü koparmak. Korkutma. Korkutucu. Ürkmek. Ürkütme. Ürkütmek.

Scaring off : Çıkarmak. Gözünü korkutup vazgeçirmek. Korkuya sebep olmak. Korkutup kaçırmak. Korkmasına sebep olmak. Dışarı atmak. Yıldırmak. Kovmak. Cesaretini kaybetmesine sebep olmak.

Uncaring : Önemsemeyen. Duygusuz. Yardımsever olmayan. Kayıtsız. İlgisiz. Sevmeyen. Aldırışsız. Umursamaz. Şefkat göstermeyen.

Carin : Karina.

Carinated : Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji). Karenalı.

 

Carina : Omurga. Karina. Omurga. gemi omurgası.

Carinas : Omurga. Karena. Baklagil bitkilerinde dağ silsilesi gibi alçalıp yükselen iç taç yapragı (botanik terimi). Kemik çıkıntısı (zooloji). Karina (takımyıldızı). Karina.

Carina tracheae : Karina trake. Bifurcatio tracheae'de, soluk borusu lümenine uzanan ve aerodinamik olarak etkiyen çıkıntı.

Carinate : Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji). Karinat.

İngilizce Caring Türkçe anlamı, Caring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lovingness : Sevgi tavrı.

Tender : Etmek. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Kolaylıkla incinen. Kömür vagonu. Yumuşak. Arz etmek. Teklif mektubu. Teklif vermek. İhale.

Forthcoming : Varış. Yaklaşan. Cana yakın. Önümüzdeki. Dost. Hazır. Mevcut. Yakında çıkacak. Gelecekteki çıkacak.

Benevolent : Hayırsever. İyilikçi.

Condition : Koşullamak. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konum. Şarta bağlamak. Koşul. Şartına bağlamak. Koşullandırmak. Düzenlemek. İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu). Kondisyon.

Assoc : Birleşik. Bağlantılı. Birleşmiş.

Attached : Yapışık. Sabit. Eklenmiş. Bitişik. Bitişmiş. Ekli. İlişikteki. Sevgiyle bağlı. İlişik.

Tenderhearted : Merhametli. Müşfik. Yufka yürekli. Duyarlı. Duygusal.

Affairs : Gidişat. İşler.

Caring synonyms : matter of importance, anent, tenderer, love, compassionate, enlistments, enlistment, appertaining, attractive, minding, likable, applicable, appealing, samaritan, accommodating, matters, entries, heeds, complaisant, chronicled, attention, likeable, chronicling, chronicle, engaging, heed, friendliest, regard, connected, opinion, clement, about, merciful.

 

Caring zıt anlamlı kelimeler, Caring kelime anlamı

Uncompassionate : Acımasız. Merhametsiz. Şefkatsiz. Rahmetsiz.

Hate : İğrenmek. Nefret. Hoşlanmamak. Sevmemek. Kin beslemek. Kin. İstememek. Beğenmemek. Nefret etmek. Düşmanlık.