Coilers türkçesi Coilers nedir

  • Başka bir nesneyi saran kimse veya şey.
  • Bağ.
  • Bobin sarıcı.
  • Bağlayıcı.
  • Kangal sarıcı.
  • Koyler.

Coilers ingilizcede ne demek, Coilers nerede nasıl kullanılır?

Coiler : Bağlayıcı. Kangal sarıcı. Bağ. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Koyler. Bobin sarıcı.

Uncoiler : Açıcı. Bobin açma aygıtı.

Coiled : Sarılmak. Kangal yapmak. Kangal halinde. Sarmal. Dolanmak. Sarmak. Helezonlaşmış. Dolamak. Bukle yapmak. Sarılı.

Coiled coil : İki ya da üç alfa heliksten oluşan ve birbiriyle tekrar sarmal yapı oluşturan peptit ya da polinükleotit zincirleri. süper heliks. Halkalanmış halka.

Coiled coil filament : Çift kıvrımlı tel. Daha büyük bir sarmal yapan sarmal tel.

Coil aerial : Çerçeveli anten.

Coil capacity : Bobin kapasitesi.

Coiled coil lamp : Çift kıvrımlı lamba. Teli çift kıvrımlı olan akkor lamba.

Uncoiled : Çözmek (kangal). Çözülmek. Açılmamış (kangal). Açmak.

Coil assembly : Komple bobin. Bobin takımı.

İngilizce Coilers Türkçe anlamı, Coilers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coilers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bandage : Sargı sarmak. Bağlamak. Koruyucu çember. Sargı. Bandajlamak. Sargı bezi. Yarayı sarmak. Sarmak. Bandaj.

Affixture : Kombinasyon. Ek. Bağlantı.

 

Bindery : Birleştirici. Ciltevi. Cilt evi. Ciltçi. Mücellithane. Birleştirme.

Refrigerator : Soğutma makinesi. Soğuk hava deposu. Soğutucu. Buzluk. Frijider. Buzdolabı. Frigofirik soğutucu. Dolap.

Binder : Yapıştırıcı. Asıl güvence belgesi düzenleninceye kadar geçerli olmak ve güvencenin yapıldığını göstermek üzere verilen belge. Klasör. Lastik bant. Ciltçi. Geçici anlaşma. Kap. Cilt. Cilt makinesi.

Bounding : Sınırlayan. Sıçrama. Sınırlayıcı. Çevreleyen (geometri). Zıplama.

Connection : Bağlantı. Aktarma. Birleştirme. İlişki. İlgilenme. Dostluk. Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Alışveriş. Yakınlık. Muhit.

Bindles : Ufak uyuşturucu tozu paketi. (argo) demet. Bohça. Eroin.

Conjunctive : Bağlaç görevi yapan. Bitiştiren. Birleştiren. Bağlayan. Bitişik. Birleşik. Bitiştirici yargı. Bağlaç görevi gören kip.

Bonders : Örgü taşı. Birleştirici madde. Bağlantı taşı. Bonolarla uğraşan kimse. Birleştirici. İki şeyi birleştiren madde. Tahvillerle çalışan kimse. Bağlayıcı malzeme.

Coilers synonyms : icebox, ensign, beginnings, binding agent, connecters, bk, connecter, binding, bonder, coiler, ammunition clip, ice chest, flag, conjunctives, bindle, binders, bond, connective, connecting, colours, binderies, alliances, alliance, bundle.

Coilers zıt anlamlı kelimeler, Coilers kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse. İşsiz olan kimse.