Faultless türkçesi Faultless nedir
- Kabahatsiz.
- Mükemmel.
- Hatası veya kusuru olmayan.
- Kusursuz.
- Falsosuz.
- Özürsüz.
- Noksansız.
- Hatasız.
- Yanlışsız.
Faultless ingilizcede ne demek, Faultless nerede nasıl kullanılır?
Faultlessly : Kusursuz. Masumca. Eksiksiz olarak. Hatasız. Noksansız bir şekilde. Kusursuzca. Hatasız olarak. Kusursuz şekilde. Kusursuz bir şekilde.
Faultlessness : Hatasızlık. Noksansızlık. Kusursuzluk. Yanlışsızlık. Mükemmellik.
Fault analysis : Kusur çözümlemesi. Arıza çözümlemesi. Bozukluk çözümleme.
Fault block : Kırıklı tomruk. Kırıklı kaya kütlesi. Fay bloğu. Karşılıklı iki sınırında, kırık düzlemleri bulunan dağ ya da kayaç kütlesi.
Fault caption : Teknik arıza diyası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ty. uygulayımsal aksaklığı izleyicilere duyurmak için kullanılan saydam resim. Uygulayımsal aksaklık resmi.
Fault line : Kırık çizgisi. Çatlak hattı. Bir kırığın, yeryüzü ile kesiştiği çizgi.
Fault diagnosis : Kusur tanısı. Bozukluk tanısı. Arıza tanısı. Arıza arama.
Fault interrupter : Arıza akım kesicisi.
Fault detection : Arıza sezimi. Kusur bulgulama. Hata tespiti. Arıza bulgulama.
Fault defleetion : Kırık sapması. Başka bir kırıkla kesişen kırığın doğrultusunu değiştirmesi.
İngilizce Faultless Türkçe anlamı, Faultless eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Faultless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capital : Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık. Baş. Kapital. Kazanç. Önde gelen. Başkent. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Sermaye ile ilgili.
Irreproachable : Aleyhinde söylenecek bir şey olmayan. Kusur bulunamaz. Ayıplanamaz.
Faultlessly : Noksansız bir şekilde. Masumca. Kusursuzca. Hatasız olarak. Kusursuz şekilde. Eksiksiz olarak. Kusursuz bir şekilde.
Accurate : Yanlış yapmamaya özen gösteren. Sahi. Hassas. Doğru. İnce. Tam. Dakik. Kesin.
Beltings : Kayış. Müthiş. Kayış geçirme. Kırbaçlama. Kemerleme. Harika. Kayışlama. Sarma. Kemer malzemesi.
Bang up : Berbat etmek. Mahvetmek. Bozmak. Zarar vermek. Birini kötü dövmek. Canına okumak. Hasar vermek. Birini pataklamak. Ağır şekilde zarar vermek.
Belter : Eşsiz ve mükemmel görülen şey. Harikulade sayılan kişi. Harika. Yüksek sesli popüler şarkı. Muhteşem görülen kimse. Yüksek sesli şarkıcı. Müthiş.
Indefectible : Çürümez. Bozulmaz.
Blamelessly : Masum. Alnı açık bir şekilde. Kusursuz bir şekilde. Lekesizce. Suçsuzca. Kusursuzca. Suçsuz. Kabahatsiz olarak. Masumca.
Ambrosial : Çok lezzetli. Güzel tatlı. Enfes. Nefis. Tadı güzel.
Faultless synonyms : eximious, accomplished, blameless, cleanest, banner, perfect, faithful, beaut, innocent, blotless, censureless, no less, aright, errorlessly, immaculate, in full, definitive, witeless, a1, fool proof, clean, above reproach, beauts, unexcusably, a one, error free, all around, infallibly, flawless, inerrable, correct, errorless, far out.
Faultless zıt anlamlı kelimeler, Faultless kelime anlamı
Imperfect : Defolu. Kusur. Tamamlanmamış. Uygulanmaz. Hatalı. Bozuk. Hikaye birleşik kipi. Kusurlu. Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb.
Faultless ingilizce tanımı, definition of Faultless
Faultless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a faultless poem. Perfect. Not defective or imperfect. Without fault. Free from incorrectness, vice, or offense. Free from blemish.

Bu kısımda Faultless kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Faultless ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Faultless anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Faultless ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.