Feathers türkçesi Feathers nedir

  • Tüy.
  • Köpük (dalga).
  • Kuştüyleri (seramik).
  • Kuştüyü.

Feathers ile ilgili cümleler

English: The male peacock has colorful tail feathers.
Turkish: Erkek tavus kuşunun renkli kuyruk tüyleri vardır.

English: The bird was covered with white feathers.
Turkish: Kuş beyaz tüylerle kaplıydı.

English: The bird's feathers were all of pure gold.
Turkish: Kuşun tüyleri tamamen saf altındı.

Feathers ingilizcede ne demek, Feathers nerede nasıl kullanılır?

Feathers will be flying : Sorun çıkacak. Tüyler uçuşacak. Problem geliyor. Sorun yolda.

Fine feathers make fine birds : Ye kürküm ye!. Güzel giysiler kişiyi güzel gösterir. Güzel tüyler kuşu güzel gösterir. Ye kürküm ye.

Make the feathers fly : Büyük kavgaya neden olmak. Karışıklığa neden olmak. Sorun çıkarmak. Kıyametin kopmasına neden olmak. Ortalığı birbirine katmak. Olay çıkarmak.

Down feathers : Kıl tüyleri. Alt tüy. Kuşun deri yüzeyine yakın yumuşak tüyler.

Tail feathers : Kuyruk tüyü.

Feather eating : Tüy yeme. Yamyamlık.

Feather brain : Kuş beyinli. Akılsız.

Feather duster : (tüylü) toz alıcı.

Feather bedding : Çalışanların korunması.

Feather grass : Sorguç otu.

İngilizce Feathers Türkçe anlamı, Feathers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feathers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pelage : Memeli hayvanların kürkü. Memeli hayvan kürkü. Kürk. Yün.

Fleece : Yolmak. Birini soyup soğana çevirmek. Soyup soğana çevirmek. Aldatmak. Soymak. Pösteki. Dolandırmak. Yün gibi örtmek. Koyunun bir kerede bütün derisinden kırkılan yapağı.

Plumes : Bulut (tüy şeklinde). Nişan. Ödül.

Pilar : Saçlı. Saç. Kıl.

Cowskin : İnek derisi.

Chamois : Güderi parçası (madeni yüzeyleri parlatmak için kullanılan). Missouri eyaletinde şehir. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 75 cm kadar yükseklikte, eti ve derisi için avlanan, anadolu, avrupa ve kafkasya'da yüksek dağlarda yaşayan, çok çevik bir tür. boynuzlu yaban keçisi. Dağkeçisi. Güderi. Elik. Yağmurca. Dağ keçisi.

Father in law : Kayınpeder. Kayınbaba.

Roan : Demir kırı at. Sahtiyan. Benekli (at, inek). Demir kırı. Mercan kırı. Güderi.

Crush : Buruşmak. Kırılmak. Sıkmak. Ufalamak. Basmak. Sıkışıp tepişmek. İzdiham. Sıkıştırmak. Sıkıştırarak ezmek. Öğütmek.

Buckskin : Geyik derisi. Güderi. Atlarda bedeni örten kılların saman sarısı renginde, yele, kuyruk ve bacakların alt kısımlarının siyah renkte olması. Güderi pantolon. Kula don.

Feathers synonyms : whit leather, animal skin, crushed leather, cordovan, piece of leather, chammy leather, glove leather, white leather, ooze leather, pappa, hackles, pater, fuzz, horsehide, begetter, chamois leather, kid, old man, heer, doeskin, suede, pigskin, parent, grain, alligator, patent leather, kidskin, shammy leather, pluming, shammy, shoe leather, hair, calfskin.

 

Feathers zıt anlamlı kelimeler, Feathers kelime anlamı

Female parent : Kadın ebeveyn. Anne.

Mother : Doğurmak. Anne gibi bakmak. Analık yapmak. Valide. Köken. Esas. Anne. Analık. Annelik yapmak. Ana.

Child : Küçük yaştaki oğlan veya kız. Tıfıl. Mecazi anlamda. Küçük. Evlat. Ürün. Yavru. Bala. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Çaylak.

Feathers antonyms : good weather, bad weather.