Feinted türkçesi Feinted nedir

Feinted ingilizcede ne demek, Feinted nerede nasıl kullanılır?

Feint : Savaş hilesi. Çalım. Zayıf. Gösteriş. Vuracak gibi yapma. Sahte. Sahte saldırı. Aldatmaca. Aldatmak. Yanıltmak.

Feinting : Sahte. Aldatmak. Sahte saldırı. Yalancı. Vuracak gibi yapma. Zayıf. Aldatmaca. Savaş hilesi. Çalım. Yanıltmak.

Feints : Yanıltmak. Vuracak gibi yapmak. Aldatmak.

Sinn fein : Aşırı uç irlanda ulusal partisi.

Cafeine : Coffea arabica, c. liberica, c. canephora bitkilerinin kavrulmuş ve öğütülmüş tohumlarından elde edilen metilksantin türevi, merkezi sinir sistemi uyarıcısı olan bir ilaç. Kafein.

Caffeins : Kafein.

Caffeinic : Kahve ve çay bitkilerinde bulunan uyarıcı ile alakalı. Kafeinle alakalı.

Caffeine : Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit. Kafein. Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, camp’yi 5'-amp haline dönüştüren, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit (1,3,7 trimetilksantin).

Caffeine free : Kafeinsiz.

Caffeines : Kafein.

 

İngilizce Feinted Türkçe anlamı, Feinted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feinted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juked : (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri. Zikzaklı hareket yapmak. Yanlış yola yönlendirmek. Yanlış yola götürmek. Müzik kutusundan çalan müzik eşliğinde dans etmek. Yanıltma hareketi yapmak. Rakibi şaşırtmak. Planlı yön değiştirme yaparak rakibi şaşırtmak (futbolda).

Colourable : İnandırıcı. Akla uygun. Hileli. Renklendirilebilir veya boyanabilir (ayrıca colorable). Uydurma. Aldatıcı. Boyanabilir. Zahiri. Yanıltıcı.

Fabricators : Birleştirici. Uydurmacı. İmalatçı. Fabrikatör. Yapan ya da imal eden kimse. Sahtekar. Uydurukçu. Sahteci.

Bamboozle : Yamuk yapmak. Kafeslemek. İşletmek. Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Kazıklamak. Kandırmak.

Scullduggery : Hile (ayrıca skulduggery). Kandırma. Aldanma. Aldatma. Kanma. Utanç. Namussuzluk. Ayartma. Dalavere.

Belied : Ters düşmek. Gizlemek. Çelişmek. Yalanlamak. Yalancı çıkarmak. Maskelemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Gerçek olduğunu gizlemek.

Bamboozling : Kafeslemek. İşletmek. Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak. Kandırmak.

Hype : Uyuşturucu bağımlısı. Heyecanlandırmak. İğne. Abartılı reklam. Yutturmaca. Aldatıcı reklam. Aldatıcı. Şırınga.

Feinted synonyms : feinting, feints, cadaverous, anile, boniest, beguile, falsest, dust, stained, juke, cachectic, artificial, counterfeited, loftiness, strutting, bastard, befools, snootiness, counterfeit, pomposity, feint, decrepit, baleful, bilks, crooked, delude, bad mark, deludes, sculduggery, asthenic, dickies, belie, fabulist.

Feinted zıt anlamlı kelimeler, Feinted kelime anlamı

Unpainted : Boyasız. Boyanmamış.

Unfinished : Yarım. Terbiye edilmemiş. Bitmemiş. İşlenmemiş. Kaba. Tamamlanmamış. Yarım kalmış. Noksan. Cilasız. Bitirilmemiş.

Feinted antonyms : unbordered.