Femurs türkçesi Femurs nedir
- Femur.
- [#kalça Kalça kemiği].
- Uylukkemiği.
- Uyluk.
- Uyluk kemiği.
Femurs ingilizcede ne demek, Femurs nerede nasıl kullanılır?
Femur : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalça kemiği. Omurgalı hayvanlarda art bacakların kalça kemeri ile diz kapağı arasında bulunan uzun kemik. böcek ve örümceklerde bacak eklemlerinin dipten itibaren üçüncüsü. femur. Uyluk kemiği. Uyluk kemiği. böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. Uylukkemiği. Femur. Uyluk.
Femular muscle : Uyluk kası.
Fem : Kadınsal. Kadın veya kadınların karakteristiği. Dişisel. Kadın cinsiyetine ilişkin.
Fema : Doğal ve insan kaynaklı faciaları olaylarında afet yardımı sağlayan abd devlet kurumu (seller, kasırgalar, kimyasal akıtmalar, terör saldırıları, vs.). Federal acil durum yönetim teşkilatı.
Female : Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Kız. Bayan atlet. İçi oyuk öğe. Kadın. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bayan. Kancık. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma.
Female chest : Kadın göğsü.
Female camel : Maya.
Female chorus : Kadınlar korosu. Kadınlardan kurulu koro.
Female body : Kadın vücudu.
Female dog : Kancık. Hlk. dişi köpek.
İngilizce Femurs Türkçe anlamı, Femurs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Femurs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thigh : Bacağın, kalçadan diz eklemine dek uzanan üst bölümü. Kalça. But. Oyluk.
Thighbones : Oyluk kemiği.
Coxa : Kalça. Eklem. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koksa. Böceklerde ve örümceklerde bacakların göğüse bağlandığı kaide parçası. Böcekte kalça kemiği. Kalça eklemi.
Hipbone : Leğen kemiği.
Overmodest : Aşırı alçakgönüllü. Aşırı derecede mütevazi. Düşünce veya giyimde iffetli. Fazlasıyla sıradan.
Modest : Mazlum. Namuslu. Mütevazı. Ilımlı. Yalın. Alçak gönüllü. Sade. Makul. Mütevazi. Alçakgönüllü.
Hucklebone : Bir araya sıkışmak. Birbirine sokulmak. Aşık kemiği.
Femur : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyluk kemiği. böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. Omurgalı hayvanlarda art bacakların kalça kemeri ile diz kapağı arasında bulunan uzun kemik. böcek ve örümceklerde bacak eklemlerinin dipten itibaren üçüncüsü. femur.
Object : Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Cisim. Hedef. Amaç. Gık demek. Doğal çevresinden olduğu gibi alınarak incelenmek üzere dersliğe ya da deney odasına getirilen herhangi bir konu. Mevzu. Cins adam. Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır. Konu.
Hipbones : Leğen kemiği.
Femurs synonyms : thighs, thighbone, innominate bone, femoral, hip bone, ilium, thigh bone, except, coy.
Femurs zıt anlamlı kelimeler, Femurs kelime anlamı
Immodest : Arsız. Kendini beğenmiş. Edepsiz. Fazla dekolte (giysi). Haddini bilmez. Terbiyesiz. Utanmaz. Açık saçık. İyi yönleriyle övünüp duran. Alçakgönüllülükten yoksun.

Bu kısımda Femurs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Femurs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Femurs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Femurs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.