Fend for türkçesi Fend for nedir

Fend for ingilizcede ne demek, Fend for nerede nasıl kullanılır?

Fend : Kendini -den korumak. Karşı koymak. Uzaklaştırmak. Kendini korumak. Atlatmak.

For : -dir. -e göre. Bir takımyıldızın adı. Namına. Zarfında. -e elverişli. Karşılığında. Dolayı. Uğruna.

Fend for oneself : Kendini geçindirmek. Başının çaresine bakabilmek. Kendine dikkat etmek. Geçimini sağlamak. Başının çaresine bakmak. Kendine bakmak.

Fend off : Kovmak. Uzaklaştırmak. Atlatmak. Savuşturmak. Defetmek.

Fended : Kendini -den korumak. Karşı koymak. Atlatmak. Uzaklaştırmak. Kendini korumak.

Fender : Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Siper. Ocak siperi. Püskürten veya kovalayan kimse. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje. Ocak veya şömine için metal perde. Paravana. Usturmaça. Önleç. Tampon.

İngilizce Fend for Türkçe anlamı, Fend for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fend for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administer to : Doğru yönetmek. Bakımını üstlenmek. Bakımıyla meşgul olmak.

Insures : Sigortalamak. Garantiye almak. Sigorta yapmak. Emin olmak. Sigorta olmak. Sigorta ettirmek. Sigorta etmek. Sağlama almak.

 

Arm : Silahlandırmak. Zırh giydirmek. Koy. Cephane. Güç. Pazı. Dal. Erk. Destek olmak. Otorite.

Attend on : Hizmet etmek. İlgilenmek.

Attended : Dikkatini vermek. Hizmet etmek. Hazır bulunmak. Devam etmek. Eşlik etmek. Dinlemek. Beraberinde getirmek. Katılmak. Kulak vermek.

Assuring : Garantili. Temin edici. Emniyet veren. Sigortalamak. İnandırma. Söz vermek. İnandırmak. Garanti etmek.

Care for : Bakımını üstlenmek. İstemek. Hoşlanmak. Sevmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). Çocuk yetiştirmek. İlgilenmek. Çocuk büyütmek.

Attend to : Uğraşmak. Mukayyet olmak. Meşgul olmak. İlgilenmek. Dikkat etmek.

Administers : Vermek (ilaç, ceza vb). Vermek. Tayin etmek. Verdirmek. Tedvir etmek. Uygulamak. Hizmet etmek. Tatbik etmek. İdare etmek.

Assure : İnandırmaya çalışmak. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Söz vermek. Kesinleştirmek. Garanti etmek. Sağlamlaştırmak. Güven vermek. Sigorta etmek. İkna etmek.

Fend for synonyms : carried, assures, beholds, catered, carry, be in charge of, cares for, kit out, administer, lay on, accommodated, elicit, allow, beholding, caters, behold, carries, have access to, insure, be in charge, beheld, attend, attends, accommodate somebody with, accommodate, accommodates, cast a glance, beat about, cater for, insuring, elicits, cater.