Fetlock türkçesi Fetlock nedir

  • Kestanecik.
  • Topuk kılları.
  • (atın) topuk eklemi.
  • Topuk eklemi (at).
  • Topuk kılları (hayvan).
  • Atın topuğu.

Fetlock ingilizcede ne demek, Fetlock nerede nasıl kullanılır?

Fetlock joint : Topuk eklemi (at). (atın) topuk eklemi.

Fetlocks : Topuk eklemi (at). Topuk kılları (hayvan). (atın) topuk eklemi. Kestanecik.

Fet : Alan etki tranzistoru.

Feta : Koyun sütünden yapılan beyaz tuzlu ufalanan geleneksel yunan peyniri (keçi veya inek sütünden de yapılabilen).

Feta cheese : Koyun sütünden yapılan beyaz tuzlu ufalanan geleneksel yunan peyniri (keçi veya inek sütünden de yapılabilen). Beyaz peynir. Yunan peyniri. Çoğunlukla koyun veya keçi sütünden yapılan, salamurada olgunlaştırılan, beyaz, keskin lezzette geleneksel yunanistan peyniri. Feta peyniri. Feta.

Fetal hepatitis : Dölüt hepatitisi. Dölüt enfeksiyonlarında, bakteriyel veya viral etkilerle oluşan odaklar halinde veya yaygın karaciğer yangısı.

Fetal extractor : Fetal ekstraktör. Doğum yardım sırasında yavrunun dışarıdan aşırı güç uygulanarak doğum kanalı yoluyla çekilip çıkarılması sırasında kullanılan aygıt.

Fetal crowding : Dölüt sıkışması. Döl yatağının dölüte küçük gelmesi. dölütün gelişiminin yavaşlamasına ve yapılış bozukluklarına neden olabilir.

 

Fetal dystocia : Yavruya bağlı güç doğum. Yavruya bağlı nedenlerle oluşan güç doğumlar, fetal güç doğum. Fetal güç doğum.

Fetal development : Embriyogenezisin tamamlanmasından doğuma kadar geçen yavru gelişim aşaması. Fetüs gelişimi. Fetal gelişim.

İngilizce Fetlock Türkçe anlamı, Fetlock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fetlock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outgrowth : Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal. Fazla büyüme. Büyüyen. Çıkıntı. Gelişen şey. Doğal sonuç. Fazlalık. Akıbet. Sürgün. Filiz.

Process : Gidiş. Usul. İşlemek. Dava açmak. Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi. Yönlendirmek. Yöntem. Ameliye. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşlemden geçirmek.

Articulatio : Eklem. İskelet sistemini oluşturan kemikler arasındaki işlevsel bağlantıyı sağlayan ögeler, artikulasyo, oynak. Oynak.

Joint : Birlikte. Eklemek. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Birleşmiş. Birleştirmek. Çatlak. Ortak. Birleşme yeri. Eklem. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır.

[#prostat Prostate] : Prostat. Özbeze.

Prostates : Prostat. Özbeze.

Articulation : Berrak söyleyiş. Net telaffuz. Söyleme. Boğum. Boğumlama. Bitiştirme. Temiz ifade. Mafsal. Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, altçene) boğazımızdan çıkan sese biçim yermek için topluca çalışması. sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirli bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına renklerine dikkat edilerek söylenmesi. Boğumlanma.

 

Fetterlock : Atları bağlamak için kullanılan alet.

Fetlock synonyms : horse's foot, fetlock joint, fetlocks, appendage.

Fetlock ingilizce tanımı, definition of Fetlock

Fetlock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The cushionlike projection, bearing a tuft of long hair, on the back side of the leg above the hoof of the horse and similar animals. Also, the joint of the limb at this point (between the great pastern bone and the metacarpus), or the tuft of hair.