Process türkçesi Process nedir
- Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi.
- İşlem.
- Dava açmak.
- Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem.
- Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- İşlemden geçirmek.
- Özel işlem uygulamak.
- Yöntem.
- Çıkıntı.
- İşlemek.
- Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi.
- Bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesi.
- Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi.
- Ameliye.
- Yönlendirmek.
- Aşama.
- Proses.
- Dava.
- Usul.
- Süreç.
- Gidiş.
Process ile ilgili cümleler
English: About 600 languages are in process of extinction, because of English.
Turkish: İngilizce nedeniyle yaklaşık 600 dil tükenme sürecindedir.
English: "Why me?" "Because, by process of elimination, there was no other choice."
Turkish: "Niye ben?" "Çünkü, eleme işleminde başka seçenek yoktu."
English: Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Turkish: Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.
English: An example of genetic modification is the injection of fish genes into strawberries and tomatoes, a process which prevents these fruits from freezing.
Turkish: Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
English: Every second, the Sun converts 4 million tons of its material into heat and light through the process of nuclear fusion.
Turkish: Her saniye, Güneş malzemesinin 4 milyon tonunu nükleer füzyon sürecinde ısıya ve ışığa dönüştürür.
Process ingilizcede ne demek, Process nerede nasıl kullanılır?
Process analysis : Süreç çezümlemesi. Bir gözlem biriminin tek tek özelliklerini ayrıştırarak incelemek yerine, onu bütünlüğü ve tüm özgünlüğü içinde ele alma yaklaşımı.
Process annealing : Süreç tavı. İşlem tavlaması. Süreç tavlaması.
Process computer : Süreç kontrol aletleri. Süreç bilgisayarı.
Process context : İşlem içeriği.
Process control : Proses kontrolü. Endüstri ortamındaki fiziksel süreçlerin, genellikle örneksel ya da karma bilgisayarlar aracılığıyla denetim altında tutulmasını ya da güdümünü araştıran ve uygulayan çalışma alanı. bk. özdevimli güdüm. Süreç denetim. Bilgisayar, bilişim, ekonomi alanlarında kullanılır. İşlem kontrolü. Süreç denetimi. Süreç kontrolü. Proses kontrol. Kalite kontrolü.
Process invention : Yöntem bulgusu. Bir malın ya da bir durumun ortaya konulmasına, sürüp gitmesine, yönetilmesine, ortaya çıkmasını önlemeğe ilişkin teknik yollar konusundaki bulgu.
Process oriented : Süreç yönelimli. Sürece yönelik.
Process controller : Süreç denetici.
Process control equipment : Süreç denetim aygıtları. Süreç bilgisayarı.
Process of measurement : Ölçme süreci. Bir ölçme aracının ölçüm dizgesinden türeyen ve ölçüm konusuna uygulanmasına ilişkin işlemlerin tümü.
İngilizce Process Türkçe anlamı, Process eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Process ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canalizes : Yöneltmek. Bir başka yöne yönelmek. Bir yöne akıtmak. Suyu bir yöne akıtmak. Kanal yapmak. Kanal açmak. Kanalize olmak. (bir yöne) kanalize etmek. Kanalize etmek.
Cycle : Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem. Siklus. Salınım. Bisiklet sürmek. Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol. Çoğalan bir değişkenin art arda gelen minimumlar ya da maksimumlar aralıkları ve bu aralıklardaki değişme biçimleri özdeş değilse bu olayın dönümünden söz edilemez. onun yerine art arda gelen her minimum ya da maksimum çifti arasındaki değişim bir çevrim olur. sözgelişi, güneş lekeleri sayısı tekrarlı olarak azalır çoğalır. bir tarihde gözlenen leke sayısı sıfır iken bir süre sonra bu sayı artar, en büyük değeri alır ve sonra tekrar sıfır olur. böylece bir çevrim tamamlanmıştır; ondan sonra ikinci çevrim başlar, başka hızda ve değerlerde çoğalır, yeniden sıfıra iner. bu da ikinci çevrimdir. güneş leke çevrimlerinin süresi 9 ile 13 yıl arasında değişir. Dolaşım. Devir yaptırmak. Dönme.
Course : Kurs. Köpekle kovalamak (av). Gidişat. Koşturmak. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Akış. İzlenen yol. Kur. Köpeklerle kovalamak. İzge.
Conduct : Rehberlik etmek. Yöneltmek. Yol göstermek. Sevk ve idare etmek. Yürütmek. Yönetmek. Kılavuzluk etmek. Geçirmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç.
Bulges : Şişmek. Çıkıntı yapmak. Şiş yapmak. Tümsek. Bel vermek. Esnemek. Geçici artış. Pırtlamak. Pörtlemek.
Gait : Yürüme eylemi. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş. Koşma tarzı. Demarş. Yürüyüş şekli. Yürüme biçimi.
Complains : Sızlanmak. Söylenmek. Yakınmak. Şikayet etmek. İhbar etmek. Şikayetçi olmak.
Continuum : Sürem. Bölünmemiş şey. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özellikleri, kesiksiz olarak bir yerden bir yere değişen ya da aynı kalan ortam. Doğadaki bütün nesnelerin içinde yer aldığı sürekli uzay-zaman ortamı. Süreklilik. Kontinuum. Sürekli ortam. Sınırsız sayıda dizil ya da konum içeren kesintisiz bir ölçüm boyutu.
Discourse : Söylev vermek. Söylem. Araştırma. Konuşmak. Üzerinde durmak. Nutuk. Vaız. Tez. Söylemek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak.
Estate : Sınıf. Mal mülk. Arazi. Bir özel ya da tüzel kişinin iyeliğindeki taşınmaz. Durum. Tabaka. Malikane. Miras. Mülk.
Process synonyms : experimental condition, experimental procedure, chromosome mapping, genetic profiling, genetic fingerprinting, operating procedure, basic cognitive process, medical procedure, higher cognitive process, cognitive operation, eaves, managements, outgoing, mapping, formalities, enter an action, durations, rigamarole, claimed, ascendants, gaits, farms, egress, deportment, cause, capes, instance, conducts, buckle, engraves, bring an action against, mode, lawing.
Process zıt anlamlı kelimeler, Process kelime anlamı
Inactivity : Etkisizlik. Avarelik. Tesirsizlik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik.
Evolution : Değişiklik. Açılma. Isı vb verme. Aşamalı, oldukça yavaş, bir yönlü dönüşümler dizisi. Verme (ısı vb.). Kök alma (matematik terimi). Açılım. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları, evolüsyon. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerlerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları. evolüsyon. Biyoloji, eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Irreversible process : Tersinmez süreç. Tersinmez işlem. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tekyönlü işlem. Tersinemez tepkime. Hızla yapılan, onun için sürtünme yitimine yol açıp, adımları ısıldevingen dengeye varamayan işlem.
Process antonyms : devolution, increase, decrease, increment, reversible process, decrement.
Process ingilizce tanımı, definition of Process
Process kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Progress. Continued forward movement. Procedure. The act of proceeding. Advance.

Bu kısımda Process kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Process ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Process anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Process ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.