Fictitious export türkçesi Fictitious export nedir

  • Fazla vergi iadesi almak gibi dışsatım teşviklerinden haksız yararlanmak için çeşitli amaçlarla, gerçeğe aykırı belge düzenlenerek veya bildirimde bulunularak; dışsatımı yapılan malın tür ve niteliğinin yanlış bildirilmesi veya malın dış piyasa birim fiyatının olduğundan daha yüksek gösterilmesi.
  • Hayali ihracat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hayali dışsatım.

Fictitious export ingilizcede ne demek, Fictitious export nerede nasıl kullanılır?

Fictitious : İtibari. Simgesel. İmgesel. Hayali. Kurmaca. Fiktif. Uydurma. Farazi. Gerçek olmayan. Uyduruk.

Export : Dışarıya yollamak. Dışarıya mal göndermek. İhraç malı. Yurtdışına satmak. Dışsatım. İhracat. Dışarıya vermek. İhracat yapmak. İhraç. İhraç etmek.

Fictitious asset : Fiktif varlık. Bir işletmenin bilançosunda gösterilen, ancak gerçekte olmayan varlık.

Fictitious assets : Bir tecim kuruluşunun varlıklarının tümü. Saymaca varlık. Maddi değeri olmayan varlıklar. Hayali aktif. Muhayyel aktif.

Fictitious bill : Mevhum senet. Sahte senet.

Fictitious capital : Fiktif sermaye. Enflasyon dönemlerinde parasal olmayan varlık niteliğinde bulunan sermayenin kayıtlı değerinin, fiyatlar düzeyindeki değişmelere uygun bir biçimde ayarlanmadığı durumda, görünürde daha yüksek olması.

 

İngilizce Fictitious export Türkçe anlamı, Fictitious export eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fictitious export ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Fictitious export synonyms : a shift in individual demand, a pass through certificate, a group shares, a type mutual funds, a shift in supply, a change in supply.