Fiduciarily türkçesi Fiduciarily nedir

  • Güven veya itimata dayalı bir tarzda.
  • Bir kredinin şartlarına göre (hukuk terimi).
  • Güven ve itimat içeren bir tarzda.

Fiduciarily ingilizcede ne demek, Fiduciarily nerede nasıl kullanılır?

Fiduciaries : Yedi emin. Mutemet. Saymaca. Güvene dayanan. Mütevelli. Başkasına ait mal. Emin. Mutemede ait. Emanet.

Fiduciary : İtimada dayanan. Emanet. Saymaca. Emanet olan. Mutemede ait. Emin. Mutemet. Başkasına ait mal. Yedi emin. İtibari.

Fiduciary loan : Teminatsız kredi.

Fiduciary media : İtibari para. Ödeme aracı olarak değerini yasalardan alan, piyasada temsil ettiği satınalma gücünün üretim maliyetinden (kağıt veya maden değeri) karşılaştırılamayacak kadar büyük olduğu para. krş. çıkarım kazancı.

Fiduciary money : Kağıt para. Ödeme aracı olarak değerini yasalardan alan, piyasada temsil ettiği satınalma gücünün üretim maliyetinden (kağıt veya maden değeri) karşılaştırılamayacak kadar büyük olduğu para. krş. çıkarım kazancı. İtibari para. Gerçek değeri ile ilişkisi olmayan ve saymaca değeriyle değişim birimi olarak kullanılmakta olan madeni ve kağıt paralar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Altın gibi değerli bir madene dönüştürülemeyen para. Saymaca kağıt para. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Saymaca para.

 

Fiducial error of a measuring instrument : Ölçme aygıtının konvansiyonel indirgeme hatası.

Fiducially : Güvenle. Güvenilir bir şekilde. İtimat ederek. Mukayese için bir esas olarak. Emniyetle.

Fiducial : Bir mukayesenin sabit değişmezi olarak kabul edilen. Güvene sahip olan. Güvenen. İtimat eden. Emniyet eden. Güvene dayalı olan.

İngilizce Fiduciarily Türkçe anlamı, Fiduciarily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fiduciarily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soul : Şahıs. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Canlılık. Temel direk. Esas. Gönül. Tin. Hissiyat. Maneviyat. Ruh.

Person : Vücut. Zat. Kişilik. İnsan. Fert. Şahıs. Kişi. Karakter (tiyatro terimi). Can. Kimse.

Executor : Vasiyet hükümlerini yerine getiren kimse. Vasiyeti uygulayan kimse. İcra eden. Vasiyeti tenfiz memuru. Vasiyeti yerine getiren. Vasiyet hükümlerini gerçekleştiren erkek. Vasiyeti infaz memuru. Vasi.

Fiducial : Güvene sahip olan. Bir mukayesenin sabit değişmezi olarak kabul edilen. İtimat eden. Güvene dayalı olan. Emniyet eden. Güvenen.

Steward : Bulaşıkçı (otel). Vekilharçlık yapmak. Kamarot. Kahyalık yapmak. Kahya. Erkek hostes. Alışveriş yetkilisi. Hizmet sunan kişi. Kilerci.

Liquidator : Cani. Tasfiye görevlisi. Katil. Tahsildar. Tasfiye memuru. Sıvılaştırıcı. Likidatör.

Conservator : Korumacı. Müze müdürü. Muhafız. Kayyım. Vasi. Koruyucu. Veli. Tasfiye memuru.

 

Administrator : Uygulayıcı. İdareci. Vasi. Yönetici. İdare amiri. Mütevelli. Müdür. Vekil. Yönetmen.

Mortal : Ölümlü. Amansız. Aşırı. Çok büyük. Ölümcül. Geçici. Ölümle ilgili. Beşer. Mortal.

Somebody : Kimse. Bazısı. Önemli kimse. Birisi. Şahsiyet. Önemli birisi. Bir kimse. Kimisi. Biri.

Fiduciarily synonyms : legal guardian, someone, receiver, trustee, individual.