Fila nedir, Fila ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Terlik.

Fila ile ilgili Cümleler

  • Bir sorun filan mı var?
  • Muvaffakiyetsizleşmek ise ancak insanın kendi hatarı nedeniyle gerçekleşir, nazarla filan değil.

Fila anlamı, kısaca tanımı

Bankroft filarya : Bankroft solucanı

Bankroftiyan filaryozis : Fil hastalığı.

Barbus filamentosus : Siyah benekli barbus.

Brug filarya : Brugia malayi.

Brugiyan filaryozis : Erişkinleri lenfatiklerde, lenf nodlarında ve bağlayıcı dokularda bulunan, ara konak sivrisineklerle taşınan, Brugia malayi ve B. timori adlı filaryal nematodların neden olduğu, adenitis, aralıklı ateş, lenfangitis, özellikle bacak ve kollarda elefantiozis gibi belirtilerin görüldüğü enfeksiyon.

Dermatitis filariyoza : Yaz yarası olarak da adlandırılan nemli kızartı biçiminde başlayıp taşkın granulasyon dokusu durumunu alan stephanoflaria tarafından meydana getirilen deri yangısı.

Dictyocaulus filaria : Koyun, keçi ve sığırların bronş ve broşiyollerinde parazitlenen nematod türü, Strongylus filaria.

Fila radikularya : Kök lifleri.

Filadelfiya kromozomu : 22 no'lu kromozomun uzun kolunun bir parçasının 9 no'lu kromozomun uzun kolunun bir parçasıyla değişmesi sonucu farklılaşan ve genellikle kanserli hücrelerde görülen anormal 22 no'lu kromozom.

Filagoz : Balık adı, lagos.

 

Filaksis : Vücudun enfeksiyona karşı kendini korumada antikor yapımı biçiminde gösterdiği faaliyet, enfeksiyona karşı bu faaliyetle belirgin vücut direnci.

Filal : Çocukların giydiği yazlık sandal.

Filament : [Bakınız: iplik]. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum.

Filamentli lapin : Boyları 14 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz’de dağılım gösteren, dorsal yüzgecin ön kısmında üç siyah benek bulunan kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.

Filamentli zurna balığı : Derinsu zurna balığı.

Filankes : Falan kimse. Falan kişi.

Filari : İnvolukrumu meydana getiren pulsu yaprakların her biri.

Filaria : Geçmişte Filarioidea üst ailesinin kimi üyelerini içeren cins için kullanılan günümüzde ise çeşitli cinslere ayrılmış bir ad.

Filaria bancrofti : [Bakınız: Bancroft solucanı]. Bankroft solucanı. [Bakınız: Bancroft kurdu].

Filaria demarquayi : Mansonella ozzardi.

Filaria diurna : Microfilaria diurna.

Filaria equina : Setaria equina.

Filaria immitis : Kalp kurdu.

Filaria juncea : Mansonella ozzardi.

Filaria loa : Loa loa.

Filaria medinensis : [Bakınız: Medine solucanı]. Dracunculus medinensis’in eski adı. [Bakınız: Medine kurdu].

Filaria nocturna : Bankroft solucanı.

Filaria ozzardi : Mansonella ozzardi.

Filaria perstans : Mansonella perstans.

Filaria recondita : Dipetalonema reconditum.

Filaria sanguinis hominis : Bankroft solucanı.

Filaria volvulus : Onchocerca volvulus.

Filariform : İplik biçiminde, filaryaya benzeyen.

Filariform larva : Kancalı kurtlar ve Strongyloides türleri gibi kimi nematod türlerinin uzun ve ince bir özofagusa sahip üçüncü larval dönemi.

Filarioidea : Nematoda sınıfında, Spirurina alt takımında bulunan, filariform vücut yapısına sahip ağızları papillalarla çevrili nematodların bir üst ailesi. Brugia, Dipetalonema, Loa, Mansonella, Onchocerca ve Wuchereria bu takım içerisinde bulunan ve insanlarda enfeksiyona neden olan önemli cinslerdir. Dirofilaria, Parafilaria, Setaria ve Stephanofilaria cinsleri ise evcil hayvanlarda enfeksiyonlara neden olmaktadır.

 

Filarioidea enfeksiyonları : Filarioidea üst ailesinde bulunan nematodların neden olduğu enfeksiyon. Vücutta bulunan canlı parazitler konakta herhangi bir klinik semptoma neden olmazlar. Ancak ölen parazitler granülomatoz yangılara ve kalıcı bir fibrozise neden olurlar.

Filarisidal : Filaryalar için öldürücü.

Filarisit : Filarioidea üst ailesinde bulunan türleri öldüren farmakolojik ajan.

Filarizleme : Filarizlemek işi.

Filarizlemek : Keteni döverek tel durumuna getirmek.

Filarlı : Fiları olan.

Filaroides : Filaroididae ailesinde bulunan nematod cinsi. Filaroides hirthi ve F. osleri köpeklerde verminöz bronşit ve pnömoniye neden olan önemli akciğer kurtlarıdır.

Filaroides osleri : Köpeklerin trakesinin bifurkasyon noktasına yakın yerde veya o civardaki bronşlarda bir santimetre çapa erişen fibröz nodüller içersinde bulunan nematod türü, Oslerus osleri.

Filaroididae : Memelilerde solunum yolu enfeksiyonuna neden olan önemli nematod ailesi. Bu aile içerisinde bulunan Filaroides cinsi veteriner hekimlik açısından önem arz etmektedir.

Filarsız : Fiları olmayan.

Filarya : Filarioidea üst ailesinde bulunan nematodlar.

Filaryal : Filaryalarla ilgili, filaryaların neden olduğu.

Filaryal dermatitis : Stefanofilaryozis. Elaoforozis.

Filaryal elefantiozis : Lenfatik filaryozis.

Filaryozis : Filaryaların neden olduğu enfeksiyonlar.

Filase : Kısaca, sözün kısası.

Filato : Çeşitli ağaç kaplamalarından elde edilen, tek veya çok renkli, dar ve uzun şeritler biçimdeki bir tür kaplama. Genellikle kaplamalı işlerde, yüzeyi süsleme amacı ile kullanılan tek ya da çok renkli dar, uzun gereç.

Gizli filaryozis : Mikrofilerlerin dokularda bulunduğu, ancak kanda bulunmadıkları durum.

İntermediyer filamanlar : Ara iplikçikler.

Karbon filaman : Karbon telli lambanın ince iletkeni.

Lenfatik filariozis : Erişkinleri deri altı lenf damarlarında veya lenf düğümlerinde yaşayan, larvaları dolaşım kanında bulunan ve sivrisinekler tarafından taşınan Wuchereria bancrofti, Brugia malayi veya Brugia timori türlerinin neden olduğu lenfatik sistem hastalığı, filaryal elefantiozis.

Malaryan filaryozis : Fil hastalığı.

Malayan filaryozis : Brugia malayi’nin neden olduğu filaryozis.

Miyomesin filamanları : H bandının tam orta kısmında, miyozin flamanlarına sıkı bir biçimde bağlı kontraktil olmayan filamanlar.

Miyozin filamentleri : Kas miyofilamentlerinden olup kasılmada rol oynayan kalın iplikçik.

Ozzard filaryozis : Mansonella ozzardi’nin neden olduğu enfeksiyon.

Parabazal filament : Parabazal cisim ve kinetozom arasında bulunan ve elektron mikroskopta görülebilen yapı.

Strongylus filaria : Dictyocaulus filaria.

Timoriyan filaryozis : Brugia timori’nin neden olduğu filaryozis.

Tungsten filamanlı lamba : Görünür ve yakın-infrared ışınlar üreten kaynak.

Falan filan : Önem verilmeyen, hafifsenen kimse, şey, filan falan, falan festekiz, falan feşmekân.

Filaman : Elektrik ampullerinden akım geçtiğinde akkor duruma gelen ince iletken tel.

Filan : Falan.

Filan falan : Falan filan.

Filantrop : İnsansever, insanların iyiliği için çalışan (kimse).

Filar : Hafif bir terlik.

Filariz : Keten dövmeye yarayan tokmak.

Filarmoni : Güçlü müzik sevgisi. Müzik konserleri derneği.

Filarmonik : Müzikseverlerin kurduğu dernek. Müziği seven (kimse).

Filateli : Pulculuk.

Filatelist : Pulcu.

Diğer dillerde Fil eğiticisi anlamı nedir?

İngilizce'de Fil eğiticisi ne demek ? : bull hooker