Filmset türkçesi Filmset nedir

  • Film ile dizmek.
  • Bir fotokompozitör içerisinde ayarlamak veya düzenlemek.
  • Photocompose.
  • Fotograf şeklinde kurmak (printing).

Filmset ingilizcede ne demek, Filmset nerede nasıl kullanılır?

Filmsets : Photocompose. Film ile dizmek. Bir fotokompozitör içerisinde ayarlamak veya düzenlemek. Fotograf şeklinde kurmak (printing).

Filmsetter : Fotokompozitör.

Filmsetting : Fotokompozisyon. Fotografik baskılama (baskı). Fotodizgi.

Educational films project : Eğitim filmleri projesi. Eğitici malzeme içeren filmler projesi. Eğitici filmler projesi. Eğitim sistemi için eğitsel filmler üretimi.

Banned films : Yasaklanmış film. Yasak film. Yasak yapıtlar. Kamu yararı bakımından hükümetçe zararlı görülen ve yasaklanan yapıtlar.

Filmstrip : Film karesi. Bir konunun ana çizgileriyle işlenmesine yetecek sayıda bir dizi slayttan oluşan ve gösterici (projektör) ile beyaz perdeye yansıtılmak için hazırlanan genellikle 35 mm.'lik kısa film. Film şeridi.

Index of films : Film dizelgesi. Bir sinema sanatçısının, belli bir ülkenin, belli bir sinema türünün, vb. ortaya koyduğu filmleri sıralamak üzere, dar ya da geniş tutulmuş film kimliklerinden oluşan dizelge. film kimliklerinin açıklamalar, yardımcı bilgiler, değerlendirmelerle desteklenmiş çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Telefilms : Televizyon filmi.

Filmstrips : Film karesi. Film şeridi.

List of films : Bir sinema sanatçısının, belli bir ülkenin, belli bir sinema türünün, vb. ortaya koyduğu filmleri sıralamak üzere, dar ya da geniş tutulmuş film kimliklerinden oluşan dizelge. film kimliklerinin açıklamalar, yardımcı bilgiler, değerlendirmelerle desteklenmiş çeşidi. Film dizelgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Filmset Türkçe anlamı, Filmset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filmset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fish filet : Balık bifteği.

Filet : Ağ. Fileto. File. Bkz.fillet.

Photocomposing : Fotodizgi.

Fish fillet : Balık fileto. Fileto balık. Omurgası çıkarılmış, yüzgeçleri ve iç organları alınmış, derisi yüzülmüş veya yüzülmemiş balık eti.

Slice : Bölmek. Pay. Kesme vuruşu yapmak. Kesme vuruşu (tenis). Hisse. Kesmek. Spatula. Dilim. Servis spatulası. Dilimlere ayırmak.

Piece : Kısa yazı. Kalıp. Yamalamak. Pare. Yamamak. Eklemek. Parçalarını eklemek. Parça koymak. Parça. Birleştirmek.

Filmset synonyms : photocompose, photocomposed, phototypesetting, filmsets, recorded, photocomposes.

Filmset zıt anlamlı kelimeler, Filmset kelime anlamı

Live : Yaşamak. Yaşamak (hayat). Geçinmek. Akım açık. Hayatın tadını çıkarmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Hayatta kalmak. Naklen. Beslenmek.