Final decision türkçesi Final decision nedir

Final decision ile ilgili cümleler

English: We left the final decision to him.
Turkish: Son kararı ona bıraktık.

English: He made the final decision on all such matters.
Turkish: O, bütün bu konularda son kararı verdi.

English: The final decision rests with the president.
Turkish: Nihai karar başkana kalır.

English: Ali decided it was up to him to make the final decision.
Turkish: Ali son kararı vermenin ona kaldığına karar verdi.

English: Ali left the final decision to Mary.
Turkish: Ali nihai kararı Mary'ye bıraktı.

Final decision ingilizcede ne demek, Final decision nerede nasıl kullanılır?

Final : Son baskı. Final. Kusursuz. Birinciyi belli eden, herhangi bir daldaki yarışmayı sonuçlandıran yarış. Eleme yarışlarından sonra birinci, ikinci ve üçüncüyü belli edecek son ve kesin karşılaşma. Final sınavı. Kati. Dönem sonu sınavı. Nihai. Son.

Decision : Ara kararı. Tüzel karar. Karar metni. Kararlılık. İlam. Karar. Sonuç. Hüküm. Emir. İrade.

Final account : Kesin hesap. Nihai hesap. Kati hesap. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Son hesap. Sayışımın bitimi, en son kesin evresi. Son sayışım. Bir firmanın senelik nihai resmi hesabı. Mali yıl sonunda o yıl içinde yapılan sonul harcama ve gelirleri saptayıp gösteren hesap. ara hesapları toplayarak yapılan sonul hesap.

 

Final account law : Kesin hesap yasası. Belli bir mali yıla ait bütçe uygulama sonuçlarının ülke meclisleri tarafından denetlenmesiyle kabul edilen ve o bütçe yılında gerçekleşen gelir ve gider tutarını gösteren yasa.

Final act : Nihai senet. Son senet. Kapanış dosyası.

Final agreement : Nihai anlaşma.

İngilizce Final decision Türkçe anlamı, Final decision eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Final decision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Final conclusion : Nihai hüküm. Kesin sonuç.

Concluding remark : Nihai mütalaa.

Close : Kapamak. Yummak (göz). Göğüs göğüse kavga. Bağlantılı. Bitirmek. Çevirmek. Son vermek. Kapatmak.

Epilogs : Hatime. Son bölüm. Sonuç bölümü. Kapanış. Sonsöz. Epilog. Bitim. Son deyiş. Sondeyiş.

Settlers : Susturan cevap. Yerleşimciler. Son darbe. Göçmen. Yeni yere yerleşen kimse.

Firm decision : Kararlı düşünce. Kesin çözüm.

Absolute order : Mutlak emir. Nihai mahkeme kararı. Son mahkeme kararı.

Settler : Susturan cevap. İskan edilen bir yere yerleştirilen kimse. Göçmen. Son darbe. Yerleşimci. İskan edilen bir yere yerleşen kimse. Yeni yere yerleşen kimse. Yeni bir yere gidip yerleşen kimse. Yerleşen.

Say : Söylemek. Laf. Okumak. Söz. Tekrarlamak. Demek. Farzetmek. Etmek (dua). Buyurmak.

Final decision synonyms : definitive judgment, commitment, afterword, the last word, epilogues, final reckoning, decree absolute, res judicata, epilog, epilogue, the latest, cuing, final judgment, last word, cue.