Settlers türkçesi Settlers nedir

  • Susturan cevap.
  • Göçmen.
  • Son söz.
  • Yerleşimciler.
  • Son darbe.
  • Yeni yere yerleşen kimse.

Settlers ile ilgili cümleler

English: The settlers embraced the Christian religion.
Turkish: Yerleşimciler Hıristiyan dinini kucakladı.

English: The settlers accepted the Indians' help.
Turkish: Yerleşimciler kızıl derililerin yardımını kabul etti.

English: The settlers did not always honor the treaties.
Turkish: Yerleşimciler, yapılan anlaşmalara her zaman saygı göstermediler.

English: The settlers built their homes along the river.
Turkish: Yerleşimciler evlerini nehir boyunca inşa etti.

English: The Indians gave the settlers food.
Turkish: Hintliler yerleşimcilere yemek verdi.

Settlers ingilizcede ne demek, Settlers nerede nasıl kullanılır?

Evacuating settlers : Göçmenleri tahliye. Göçmenleri topluluklarından çıkarma.

Settler radical : Radikal yerleşimci. Siyasi sebeplerle gazze veya batı şeria'da yerleşmek için yer arayan radikal kimse.

Mixer settler : Karıştırıcı-çökeltici.

Settler : Yerleşimci. İskan edilen bir yere yerleşen kimse. Göçmen. Susturan cevap. Son söz. Yeni yere yerleşen kimse. İskan edilen bir yere yerleştirilen kimse. Son darbe. Yerleşen. Yeni bir yere gidip yerleşen kimse.

Settle a dispute : İhtilafı halletmek. Ara bulmak. Bir ihtilafı çözmek. Anlaşmazlığı çözmek.

 

Settle affairs : İlişkileri yoluna koymak. İlişkileri ayarlamak. Meseleleri uygun şekilde düzenlemek.

Settle down to : Kendini adamak. Dikkatini vermek. Cidden yapmaya başlamak (bir işi). Kendini (bir işe) vermek. Kendini vermek. Koyulmak.

Settle down : Demir atmak. Yatırmak. Yerleşmek. Durulmak. Yola gelmek. Sakinleşmek. Yerleştirmek. Uslanmak. Çöreklenmek. Yuva kurmak.

Settle difficulties : Engellerin ve zorlukların üstesinden gelmek. Zorlukları aşmak. Problemleri çözmek.

Settle for : Kabullenmek. Razı olmak. Hesabı ödemek. Fit olmak. Kabul etmek.

İngilizce Settlers Türkçe anlamı, Settlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Settle down : Sakinleşmek. Oturmak. Uslanmak. Demir atmak. Yuva kurmak. Çöreklenmek. Kurulmak. Yerleşmek. Durulmak. Yatırmak.

Emigres : Göç eden. Kendi ülkesini terk eden ve başka bir ülkeye yerleşen kimse (fransızca). Muhacir.

Sourdough : Maden arayıcısı (alaska). Maya olarak kullanılan ekşi hamur. Maya. Alaska'da maden arayıcısı. Hamur mayası. Ekşi maya. Ekşi hamur.

Place : Makam. Yerleşim yeri. Mekan. Anımsamak. Vermek (para). Sıra. Yer. Oturtmak. Ev.

The latest : En son. En sıcak. Son model. En güncel. En yeni. En moda.

Settler : Yerleşimci. İskan edilen bir yere yerleştirilen kimse. Yerleşen. İskan edilen bir yere yerleşen kimse. Yeni bir yere gidip yerleşen kimse.

[#epilog Epilogs] : Epilog. Son bölüm. Kapanış. Bitim. Hatime. Sonuç bölümü. Son. Sonsöz. Sondeyiş.

Epilogues : Sonuç bölümü.

Epilog : Son deyiş. Hatime. Son söz, bağlak. oyunun bitiminden sonra oyuncuların birinin seyircilere yönelttiği ve oyunu bağlayan konuşma. örn. brecht'in "sezuan'ın iyi insanı" n-daki son söz. Sonuç bölümü. Sondeyiş. Kapanış. Son. Sonsöz.

 

Nester : Yuva yapan (özellikle kuş). Yuvada yaşayan şey. İç içe olan kimse veya şey. Çiftlik kurmak için devletten otlak arazi kiralayan kimse.

Settlers synonyms : migrator, pilgrim father, pioneer, close, cue, epilogue, colonist, position, say, final decision, fobbed, the last word, sediment, knockdowns, lay, boomers, pilgrim, fobs, coup de grace, entryman, sockdolager, homesteader, migrant, migrants, emigrants, incomer, squatter, incomers, emigrant, deathblows, set, immigrant, boomer.

Settlers zıt anlamlı kelimeler, Settlers kelime anlamı

Begin : Önayak olmak. Girişmek. Adım atmak. Koyulmak. Start almak. Çığır açmak. Vücut bulmak. Başlatmak. Başlamak. Atılmak.

Stay : Önlemek. İkamet etmek. Beklemek. Sürdürüp tamamlamak. Alıkoymak. Bırakmamak. Geçiştirmek. Kalma. Oyalanmak. Kalma süresi.