The latest türkçesi The latest nedir
The latest ile ilgili cümleler
English: I have a bicycle of the latest model.
Turkish: En son model bir bisikletim var.
English: His car is the latest model.
Turkish: Onun arabası son model.
English: Have you heard the latest rumours?
Turkish: En son söylentileri duydun mu?
English: His motorcycle is the latest model.
Turkish: Onun motosikleti en son model.
English: As far as I know, this is the latest edition.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, bu son baskıdır.
The latest ingilizcede ne demek, The latest nerede nasıl kullanılır?
The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Latest : En geç. Yeni. Son. Son çıkan. En son. En yeni.
At the latest : En geç.
The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.
The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
The ablative : İsmin -den hali. Ablatif. Çıkma durumu.
İngilizce The latest Türkçe anlamı, The latest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The latest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Last time : Son kez. Geçen sefer. Şimdiye en yakın olan zaman. Son defa.
Hottest : Heyecanlı. Yeni. Rahatsız edici. Kızgın. Ateşli. Baharatlı. Şehvetli. Acılı. Çalıntı.
Up to the minute : En iyi. Son gelişmelerden haberdar. Son derece modern. Son modayı izleyen. Son haberleri bilen.
Epilogue : Sondeyiş. Kapanış. Epilog. Son deyiş. Bağlak. Sonuç bölümü. Sonsöz. Son bölüm.
Crowning : Taçlanma devri. En yüksek. Parlak. Taç giyme. Kaplama. Dişe kron takma. Diş profil bombesi.
Afterword : Epilog. Kitap veya belge sonundaki yorum. Sonsöz. Son açıklama.
Say : Laf. Söz. Varsaymak. Söylemek. Farzetmek. Demek. Okumak. Tekrarlamak. Okumak (dua).
Epilog : Sonuç bölümü. Hatime. Son bölüm. Son deyiş. Epilog. Son söz, bağlak. oyunun bitiminden sonra oyuncuların birinin seyircilere yönelttiği ve oyunu bağlayan konuşma. örn. brecht'in "sezuan'ın iyi insanı" n-daki son söz. Bitim. Kapanış.
The last word : En yüksek otorite. Son sözü söyleyen en yüksek otorite. Son yorum. En son trend. En mükemmel şey. Güncel.
Concluding remark : Nihai mütalaa.
The latest synonyms : settler, cue, last word, ultimate, latest, epilogs, close, cuing, red hot, most recently, the very last, lattermost, late model, epilogues, state of the art, aftermost, final, settlers, supreme, last, endmost, latests, recent, warmest, final decision, darrein, newest, moderns.

Bu kısımda The latest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The latest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The latest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The latest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.