Latest türkçesi Latest nedir

  • En yeni.
  • Yeni.
  • Son.
  • En geç.
  • En son.
  • Son çıkan.

Latest ile ilgili cümleler

English: As far as I know, this is the latest edition.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, bu son baskıdır.

English: His car is the latest model.
Turkish: Onun arabası son model.

English: "Tom and Mary - A Tragedy in Five Acts" is the title of Mary's latest autobiographical work.
Turkish: "Tom ve Mary- beş perdelik bir trajedi" Mary'nin en son otobiyografik çalışmasının başlığıdır.

English: Have you heard the latest rumours?
Turkish: En son söylentileri duydun mu?

English: According to latest survey, 99% of employees want a free iPad.
Turkish: En son ankete göre çalışanların %99'u bedava iPad istiyor.

Latest ingilizcede ne demek, Latest nerede nasıl kullanılır?

Latest achievement : Son başarı. En son başarı. En son kazanma.

Latest fashion : Son moda.

Latest model : En son model. Çok yakında yapılmış olan model. En yeni model.

Latest news : Son gelişmeler. Son haberler.

Latest tittle tattle : En yeni söylentiler. En son dedikodu. Son dedikodu.

Lates : Son zamanlardaki. Ölü. Tehirli. Gecikmiş. Müteveffa. Her zamanki. Merhum. Rahmetli. Geç.

The latest : En son. Son söz. En yeni. En güncel. En sıcak. En moda. Son model.

Latescent : Gizli. Gizemli. Saklı. Bilinmeyen.

 

Latests : Son çıkan. Son. En geç. En yeni. En son. Yeni.

Accumulates : Toplamak. Toplanmak. Biriktirmek. Çoğalmak. Yığılmak. Yığmak. Birikmek.

İngilizce Latest Türkçe anlamı, Latest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Latest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Up to the minute : En güncel. Son gelişmelerden haberdar. Son haberleri bilen. Son derece modern. En iyi. Son modayı izleyen.

Freshest : Yüzsüz. Zinde. Canlı. Giyilmemiş. Hayat dolu. Taze. Günlük. Küstah. Serin.

Supreme : Üstün derecedeki. En büyük. Azami. Üstün. Ulu. En yüksek. En yüksek rütbeli. Yüksek.

Babe in arms : Kollardaki bebek. Yeni doğmuş bebek. Bebek. Yenidoğan. Kundaktaki bebek. Acemi çaylak. Saf ve deneyimsiz kimse.

Emergent : Gelişmekte olan. Yeni bağımsızlık kazanmış. Boy gösteren. Doğmakta olan. Çıkan. Beliren. Ortaya çıkan. Meydana çıkan. Gelişen.

Conclusions : Netice. Karar. Sonuç. Sonuçlar. Kanı. Hüküm. Sonuçlar bildirgesi.

All in all : Herşeyi hesaba katarak. Hepsi. Sonuçta. Hepsi içinde. Her şeyi hesaba katarak. Neticede. Her şeyi düşünerek. Bütün olarak (değerlendirildiğinde). Topu topu.

Ultimate : Mükemmel. En büyük. En iyi.

Latest synonyms : at the very latest, newest, greenest, fresh, concluding, at latest, hotter, the latest, green, freshly, darrein, most recently, aftermaths, conclusive, afterbirths, closer, breakup, close, at the latest, aftermost, crowning, word, emergents, afterbirth, crucial, further, intelligence, tidings, news, the very last, latests, firsthand, state of the art.

Latest zıt anlamlı kelimeler, Latest kelime anlamı

Unfashionable : Rağbette olmayan. Moda olmayan. Modaya uymayan. Modaya uygun olmayan. Demode. Modası geçmiş.

Latest antonyms : noncurrent.