Settle down to türkçesi Settle down to nedir

  • Dikkatini vermek.
  • Kendini (bir işe) vermek.
  • Koyulmak.
  • Kendini vermek.
  • Kendini adamak.
  • Cidden yapmaya başlamak (bir işi).

Settle down to ingilizcede ne demek, Settle down to nerede nasıl kullanılır?

Settle : Dibe oturmak. Çökmek. Konmak. Anlaşmak. Belirlemek. Kararlaştırmak. Yatışmak. Bastırmak. Çökelmek. Oturmak.

Down : Aşağısında. Yıkmak. Bozuk. Yere yıkmak. Çabucak içmek. Boyunca. Beri. Aşağısına doğru. Çökmek.

To : İle. -e kadar. E. Ye. Oranla. -mek -mak (mastar). Karşı. Göre. Kadar. Kala.

Settle down : Oturmak. Çöreklenmek. Yuva kurmak. Sakin olmak. Durulmak. Oturtmak. Uslanmak. Kurulmak. Sakinleşmek. Yerleşmek.

Marry and settle down : Evlenip durulmak. Evlenip yuva kurmak.

Down town : Çarşı.

Down to the ground : Tamamen. Her hususta. Alçak. Kötü. Tamamıyla. İğrenç. Berbat. Tam olarak. Bütünüyle.

Down tools : Çalışmayı bırakmak.

Boil down to : Demeye gelmek. Özü olmak. İndirgenmek. Demek olmak. Olmak. Anlamına gelmek. -den ibaret olmak.

Down to the wire : Son ana kadar. Son dakikaya kadar.

İngilizce Settle down to Türkçe anlamı, Settle down to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settle down to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cultivate : Tarlayı sürmek. İlerletmek. Ekip biçmek. Beslemek. İşlemek. Dostluğunu ilerletmek. Geliştirmek. Gayret etmek. Dostluğunu kazanmak.

 

Turn to : Değişmek. Çark etmek. Dönüşmek. Uzatmak. Gitmek (yardım için). Çevirmek. Danışmak. Açmak (belirli bir sayfayı). Aklını vermek. Sığınmak.

Engross : (dikkat veya zamanını) işgal etmek. Temize çekmek. Resmi dille yazmak. (bir işle) meşgul olmak. Tekeline almak. Dalmak. Hazırlamak. Kaleme almak. Cezbetmek. Yazmak.

Begins : Başlamak. Başlatmak. Doğmak. Meydana gelmek. Girişmek. Önayak olmak.

Have an eye on : Gözü kalmak. Göz dikmek. Göz kulak olmak. -e karşı ilgili olmak. Gözlemlemek. Yakından izlemek. Gözü üzerinde olmak. Dikkat etmek. İlgilenmek.

Attend : Beklemek. İştirak etmek. Kulak vermek. Beraberinde getirmek. Bakmak. İlgilenmek. Katılmak. Eşlik etmek. Bulunmak.

Began : Girişmek. Başlamak. Doğmak. Başlatmak. Önayak olmak. Meydana gelmek.

Apply : Uygulamak. Uğraştırmak. Başvuruda bulunmak. Uygulamaya koymak. Yapıştırmak (bant). Uygun olmak. Kullanmak. İlgisi olmak. Aygıtları kullanmak.

Settle down to synonyms : apply oneself, be wedded to something, apply oneself to, begin singing, approaches, give oneself over, approach, cultivates, commit oneself to, give way, keep to, get the show on the road, gave way, engrosses, address oneself to, be wedded to, cultivating, given way, attacks, devotes, devote oneself, begin, give over, glue, attacked, be placed, pay attention to, submitting, submits, approached, submit, pore over, glues.