Financial transparency türkçesi Financial transparency nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Bir şirketin finansal başarımına ilişkin anlamlı, güvenilir bilgilerin ilgili yetkece belirlenen zaman aralıklarında kamuoyuyla paylaşılması.
- Finansal saydamlık.
Financial transparency ingilizcede ne demek, Financial transparency nerede nasıl kullanılır?
Financial : Parasal. Finansal. Transfer mali transfer. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler. Akçalı. Mali. İktisadi.
Transparency : Arka düzeyin görülmesini sağlayan etmen. Fizik, iktisat, tiyatro alanlarında kullanılır. Tiyatro konuşmasında ünsüz harfleri birbirinden kesin olarak ayırdetmek, arka düzeyin görülmesini sağlayan efekt. Berraklık. Saydamlık. Şeffaflık. Slayt. Işığı geçirebilme özelliği. Diyapozitif. Piyasanın durumu veya herhangi bir iktisadi olay, gelişme veya düzenleme hakkında, herkesin tam bilgi sahibi olması. krş. bakışımsız bilgi bk. mali saydamlık bk. finansal saydamlık.
Financial account : Sermaye hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri.
Financial accounting : Mali muhasebe. Finans sayışımı. Finansal hesaplama. Şirket finansal verilerinin dışardaki ajanslar için rapor olarak hazırlanması. Finansal muhasebe.
Financial accounts : Mali tablolar. Mali hesaplar. Kar zarar hesabı. Finansal tablolar. Bilanço.
Financial administration : Mali idare.
İngilizce Financial transparency Türkçe anlamı, Financial transparency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Financial transparency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Financial transparency synonyms : abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, ability rent, a shift in individual demand, abnormal budget, a change in supply.

Bu kısımda Financial transparency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Financial transparency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Financial transparency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Financial transparency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.