Fine day türkçesi Fine day nedir

  • Zevk alınan olayların meydana geldiği gün.
  • Güzel gün.
  • Havanın güzel olduğu gün.
  • Hoş bir gün.

Fine day ile ilgili cümleler

English: It is a fine day and I feel like going fishing.
Turkish: Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor.

English: It was a fine day so I went on a picnic.
Turkish: Güzel bir gündü bu yüzden pikniğe gittim.

English: It was such a fine day that we had a very good time.
Turkish: Öyle güzel bir gündü ki çok iyi eğlendik.

English: It was such a fine day that we decided to have a picnic.
Turkish: Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.

English: It was a fine day and there were no clouds in the sky.
Turkish: Güzel bir gündü ve gökyüzünde hiç bulut yoktu.

Fine day ingilizcede ne demek, Fine day nerede nasıl kullanılır?

Fine : İnce. Ceza kesmek. Para cezası. Cezalandırmak. Hoş. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. Para cezası vermek. Ağır para cezası. Ceza vermek.

Day : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gündüz. Devir. Gündüzlü (öğrenci). Gün. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Zaman. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çağ. Dönem.

One fine day : Günün birinde. Bir gün (gelecek). Günlerden bir gün.

Fine adjustment : İnce ayar.

Fine aggregate : İnce agregat. İnce agrega.

Fine art : Güzel sanatlar. Güzel sanat.