First officer türkçesi First officer nedir

First officer ile ilgili cümleler

English: Burak was the first officer to arrive at the crime scene.
Turkish: Burak olay yerine varan ilk polis memuruydu.

First officer ingilizcede ne demek, First officer nerede nasıl kullanılır?

First : Öncelikle. İlk. İlkönce. İlk kez. Önde gelen. Birinci. Birincilik. Mükemmel. En büyük. İlk olarak.

Officer : Sağlık memuru. Polis memuru. İdare etmek. Komuta etmek. Makam sahibi. Yetkili. Sakçı memuru. Subay. Memur. Görevli.

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

First adar : Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre). 1. adar.

First aid : İlk yardım. İlkyardım. Sıhhi imdat.

İngilizce First officer Türkçe anlamı, First officer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak First officer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Executive officer : Muavin. İkinci komutan. İcra subayı. İcra memuru. Komutan yardımcısı. Emir komutada ikinci sıradaki subay.

Chief officer : Birinci zabit.

Copilot : Uçağın ikinci pilotu. Kopilot. İkinci pilot. Yardımcı veya ikinci pilot.

First mate : İkinci zabit. Kaptandan küçük güverte zabitlerinden büyük rütbeye sahip olan gemi görevlisi. Disiplin zabiti. Birinci güverte zabiti.

Copilots : Kopilot. Uçağın ikinci pilotu. Yardımcı veya ikinci pilot. İkinci pilot.