Firstborn türkçesi Firstborn nedir

  • İlk doğan.
  • En büyük kardeş.
  • İlk evlat.
  • En büyük çocuk.
  • İlk çocuk.
  • Ailede doğan ilk çocuk.

Firstborn ingilizcede ne demek, Firstborn nerede nasıl kullanılır?

Firstborns : En büyük çocuk. En büyük kardeş. İlk evlat. İlk doğan. Ailede doğan ilk çocuk. İlk çocuk.

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

First adar : Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre). 1. adar.

First aid : İlk yardım. Sıhhi imdat. İlkyardım.

First aid post : İlk yardım merkezi.

First aid man : İlk yardım görevlisi (orduda).

First aliyah : 1882 ile 1903 yılları arasında gerçekleşen göç dalgası. Birinci aliyah.

First aid team : Acil tıbbi müdahale yönetiminde eğitilmiş insanlar grubu. İlk yardım ekibi. İlk yardım timi.

First aid course : Acil tıbbi yardım talimatları veya bilgisi. İlk yardım kursu.

 

İngilizce Firstborn Türkçe anlamı, Firstborn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firstborn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The elder brother : Ağabey. En büyük oğul. Kardeşlerin en yaşlısı.

Issue : Çıkarmak. İhraç. Neşet etmek. Bildirmek. Konu. Sorun. Yayımlamak. Mesele. İhraç etmek. Akmak.

Progeny : Döl. Soy. Torunlar. Nesil. Ürün. Yavrular. Evlatlar. Çocuklar. Kuşak. Sülale.

First : Mükemmel. Önde gelen. Birincilik. İlk kez. Başta gelen. İlkönce. Birinci. Başta. En büyük. Öncelikle.

Offspring : Evlat. Ürün. Yavrular. Zürriyet. Oğul. Döl. Oğul döl. Yavru hayvan. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler; çocuk. oğul döl.

Firstling : Semere. İlk sonuç. İlk doğan hayvan.

Eldest : Büyük. En yaşlı. (yaşça) en büyük. En büyük (yaşça). Yaşça en büyük.

Firstborn synonyms : firstborns, first born, eigne, firstlings.

Firstborn zıt anlamlı kelimeler, Firstborn kelime anlamı

Last : Devam etmek. Ayakkabı kalıbı. Herkesten sonra. Ölüm. Son olarak. En son. Son şey. Gitmek. Sürmek. Sonuncu olarak.

Firstborn ingilizce tanımı, definition of Firstborn

Firstborn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Most distinguished or exalted. Eldest. First in the order of nativity. First brought forth. Hence, most excellent.