Fistfight türkçesi Fistfight nedir

Fistfight ingilizcede ne demek, Fistfight nerede nasıl kullanılır?

Fistful : Avuç dolusu. Avuç dolusu şey.

Fistfuls : Avuç dolusu şey. Avuç dolusu.

İngilizce Fistfight Türkçe anlamı, Fistfight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fistfight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fight : Uğraşmak. Tartışmak. Savunmak. Savaşım. Mücadele etmek. [#dövüş Dövüşme]k. Savaşmak. Savaş. Kavga etmek. Savaş vermek.

Contend : İddia etmek. Yarışmak. Rekabet etmek. Çarpışmak. Tartışmak. Çekişmek. İleri sürmek. Uğraşmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Savaşmak.

Slugfest : Beysbolda çok sayıda iyi vuruşun yapıldığı oyun. Kıran kırana geçen boks maçı. Birsürü iyi vuruş yapılan oyun (beyzbol argosu). Bir sürü fiziksel darbenin olduğu hararetli kavga.

Exchange of blows : Karşılıklı vuruşlar.

Combat : Muharebe etmek. Savaş. Savaşım. Mücadele. Vuruşma. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Savaşmak. Çarpışmak. Çarpışma. Harp etmek.

Punch up : Dövüş. Kavga.

Struggle : Gayret. Çalışmak. Cebelleşmek. Savaşmak. Savaş. Çırpınmak. Debelenmek. Uğraşmak. Savaşım vermek. Dövüşmek.

Fighting : Savaş. Dövüş. Çarpışma. Savaşçı. Savaşan. Mücadele. Muharebe. Harp. Kavga.

Scrap : Iskartaya çıkarmak. Bir yana atmak. Atışma. Kavga. Ufak parça. Bozuntu. Iskarta. Hurda. Ç.yemek artıkları.

Fisticuffs : Yumruk yumruğa kavga. Dövüşme.