Flapless türkçesi Flapless nedir

Flapless ingilizcede ne demek, Flapless nerede nasıl kullanılır?

Flap eared : Sarkık kulaklı.

Flap hinge : Kelebek menteşesi.

Flap of wings : Kanatların çırpılması. Kanatların aşağı yukarı hareketi (bir kuşun, yarasanın, vb.).

Flap off : Kanat çırparak uzaklaşmak.

Be in a flap : Telaşlanmak. Telaşa kapılmak.

Landing flap : İniş flapı. İniş flabı.

Pedinculeted flap : Pedinküllü flep. Doku kaybı olan bölgeyi kapatmak için oluşturulan kan dolaşımı olan saplı flep.

Ear flap : Kulak kapakçığı.

Flapdoodle : Boş laf. Saçmalık. Zırva.

Flip flap : Perende. Geriye takla. Çarpma sesi. Geriye doğru sıçrayıp eller üstüne düşmeyi kapsayan akrobatik takla. Takla. Çarpma sesi yapmak. Takla atmak.

İngilizce Flapless Türkçe anlamı, Flapless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flapless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anarchic : Anarşiye neden olan. Anarşiye ilişkin. Anarşik.

Uncontrolled : Denetimsiz. Raydan çıkmış. Güdümsüz. İdaresiz. Başıboş. Murakabesiz. Serbest. Kontrol altına alınmamış. Kontrol edilemeyen. Dizginsiz.

Two dimensionality : İki boyutluluk.

Apterous : Uzantısız (botanik terimi). Uzantısız.

Dimensionality : Boyutlu olma durumu. Belirli bir boyut veya ölçüsü olma durumu. Boyutluluk.

 

Anarchical : Karmakarışık. Anarşik. Anarşiye neden olan. Kanun tanımayan.

Flapless synonyms : planeness, wingless, apteral.

Flapless zıt anlamlı kelimeler, Flapless kelime anlamı

Controlled : Kontrollü. Denetlenmiş. Kontrol altına alınmış. Bastırılmış (isyan vb). Bastırılmış. İdare edilmiş. Kontrol edilmiş. Güdümlü. Denetimli. Gözlenmiş.

Imperfect : Hikaye birleşik kipi. Kusur. Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Bozuk. Uygulanmaz. Hatalı. Kusurlu. Defolu. Eksik. Tamamlanmamış.