Flax türkçesi Flax nedir

  • Kendir.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ketengiller (linaceae) familyasından, mavi çiçekli, gövdelerinden keten lifi, tohumlarından keten yağı elde edilen, bir ya da iki yıllık, otsu bitkiler.
  • Lin.
  • Keten.

Flax ingilizcede ne demek, Flax nerede nasıl kullanılır?

Flax comb : Keten tarağı flaxen soluk sarı. Ketenden. Keten tarağı.

Flax family : Keten familyası.

Flax fibers : Keten lifleri. Keten lifi. Dokumacılıkta ve sarım işlerinde kullanılan bitki türünün lifleri.

Flax plant product : Keten tohumları hasat edildikten ve esas lifler ve keten kavuzları ayrıldıktan sonra kalan ve besleme değeri olan kısmı. Keten bitkisi ürünü.

Flax seed : Keten tohumu.

Flaxes : Keten. Lin. Kendir.

Flaxseed : Zeyrek. Yağlı tohumlardan olan, doymamış yağ asitlerince zengin, linamarin adında siyanojenik glikozit bulunduran keten bitkisinin tohumu, zeyrek. Keten tohumu.

Flax stalk by product : Keten sapından uzunca liflerin mekanik yolla alınmasından sonra kalan, öğütülmüş, % 2 den az ham protein ve % 70 den fazla ham selüloz içermeyen bir yan ürün. Keten sapı yan ürünü.

Flaxseed meal : Keten tohumundan yağın alınmasıyla elde edilen protein bakımından zengin yem maddesi. Keten tohumu küspesi.

Flaxen haired : Lepiska saçlı.

İngilizce Flax Türkçe anlamı, Flax eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herb : Toprak üstü gövdeleri genelde yeşil renkli olan ve ikincil kalınlaşmanın olmadığı bitkiler. Yabani ot. Yemeklere tat vermek için kullanılan bitki. Bitki. Nebat. Zayıf veya güçsüz mahkum. Öneri. Ot. Şifalı bitki.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Hempen : Kendir gibi. Kendirden yapılmış.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Ketene : Ketin. Genellikle selüloz asetat ve aspirin üretiminde kullanılan renksiz zehirli gaz (kimya).

 

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Linens : Bez. Çamaşır.

Flax synonyms : plant fibre, plant fiber, herbaceous plant, genus linum, hemps, a site, linum, linseeds, flaxen, aardwolf, aardvark, cannabis, abramis zone, abo blood groups system, acacia, linen, abacus bodies, hemp, marijuana, abiotic factor, linseed, a chromosome, flaxes, aardvarks.

Flax ingilizce tanımı, definition of Flax

Flax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plant of the genus Linum, esp. the L. usitatissimum, which has a single, slender stalk, about a foot and a half high, with blue flowers. The fiber of the bark is used for making thread and cloth, called linen, cambric, lawn, lace, etc. Linseed oil is expressed from the seed.