Flee türkçesi Flee nedir
Flee ile ilgili cümleler
English: Andrew Johnson had to flee his home to save his life.
Turkish: Andrew Johnson hayatını kurtarmak için evini terk etmek zorunda kaldı.
English: Twenty sparrowhawks flee before an owl.
Turkish: Yirmi atmaca bir baykuşun önünde kaçtı.
English: Brown and his friends were forced to flee.
Turkish: Brown ve arkadaşları kaçmak zorunda bırakıldılar.
English: I think, therefore I flee.
Turkish: Sanırım, bu yüzden kaçarım.
English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,
Flee ingilizcede ne demek, Flee nerede nasıl kullanılır?
Flee abroad : Yurtdışına kaçmak.
Flee from : Çekinmek. Sakınmak. Kaçınmak.
Flee from justice : Adaletten kaçmak.
Flee the country : Ülkesinden kaçmak. Ülkeden firar etmek.
Flee the scene : Olay yerini veya mahallini terk etmek. Olay yerinden sıvışmak. Bir şeylerin meydana geldiği olay mahallinden kaçmak. Olay yerinden veya mahallinden kaçmak.
Fleeced : Soymak. Kazıklamak. Kaplamak. Kırkmak. Soyup soğana çevirmek. Yün gibi örtmek.
Fleecer : Soyguncu. İstismar eden kimse. Hırsız. Sömürücü. Koyunlardan yünlerini kırpan kimse.
Fleece lined : İçi muflonlu.
Fleecelike : Yumuşak tüylü gibi. Koyun yününe benzer. Yünlü.
Fleece traits : Yapağı özellikleri. Kırkılan yapağının değerini belirlemede kullanılan yüksek derecede kalıtsal özellikler.
İngilizce Flee Türkçe anlamı, Flee eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lam : Dövmek. Tüyme. Kaçış. Saklanmak. Dayak atmak.
Desolating : Üzmek. Kederlendirmek. Tenha. Kuş uçmaz kervan geçmez. Boş bırakmak. Harap etmek. Kimsesiz bırakmak. Issız. Perişan etmek.
Bust out of : Topuklamak. Kirişi kırmak.
Lapses : Dolmak. Kusur etmek. Düşmek. Kullanılmaz durumda olmak. Bitmek. Geçmek. Hata yapmak. Sapmak. Zaman aşımına uğramak.
Bust out : Çiçeklenmek. Yapraklanmak. Yaprak vermek. Çiçek açmak.
Begged : Arka ayakları üzerinde durmak. Yalvarmak. İtiraf etmek. Mendil açmak. İstirhamda bulunmak. Sakınmak. Sustaya kalkmak. Sadaka istemek. Dilenmek. Dilemek.
Abandons : El etek çekmek. Yarıda kesmek. Kesmek. Bırakmak. Boşlamak. Terk etmek. Yüzüstü bırakmak. Viran hale getirmek. Vazgeçmek.
Chuck : Son vermek. Gıdaklamak. Vazgeçmek. Kusarak çıkarmak. Dışarı atmak. Torna bağlama aynası. Sevimli şey. Gurklama. Bırakmak.
Decamping : Ayrılmak. Kampı bozup ayrılmak.
Escapes : Gözünden kaçmak. Kaçıp kurtulmak. Kaçak yapmak. Kurtulmak. Paçayı sıyırmak (argo terim). Hatırından çıkmak. Aklına gelmemek. Sızmak.
Flee synonyms : hightail it, head for the hills, high tail, bolts, baulking, decamps, balking, break loose, balks, bolted, baulked, abscond from, bunks, escape, desolate, stampede, abstentious, get away, abstained, bolt, cast aside, beg, come away, abstains, fled, fly the coop, baulks, decamped, elapsed, absconding, bunking, buzz off, decamp.
Flee ingilizce tanımı, definition of Flee
Flee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To run away, as from danger or evil. Usually with from. This is sometimes omitted, making the verb transitive. To avoid in an alarmed or cowardly manner. To hasten off.

Bu kısımda Flee kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flee ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flee anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flee ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.