Flinder türkçesi Flinder nedir

Flinder ingilizcede ne demek, Flinder nerede nasıl kullanılır?

Flinders : Kıymıklar. Parçalar.

Flinch : Yüzmek (balina, ayibaligi). Geri çekmek (darbe yememek için kendini). Geri çekilmek. Ürkmek. Yüzmek (balina veya ayıbalığı vb). Savulmak. (darbe yememek için) (vücudunu veya vücudunun bir parçasını) geri veya bir yana çekmek. Korkmak. Bir yana çekmek (darbe yememek için vücudunu veya vücudunun bir parçasını). Kaçmak.

Flinched : Yüzmek (balina veya ayıbalığı vb). Kaçınmak. (darbe yememek için) (vücudunu veya vücudunun bir parçasını) geri veya bir yana çekmek. Savulmak. Geri çekilmek. Kaçmak. Sakınmak. Yüzmek (balina, ayibaligi). Bir yana çekmek (darbe yememek için vücudunu veya vücudunun bir parçasını). Korkmak.

Flincher : Çekinen kimse. Ürken kimse. Korkan kimse. Korku veya azap gösteren kimse. Kaçınan kimse.

Flinchers : Korku veya azap gösteren kimse. Çekinen kimse. Kaçınan kimse. Ürken kimse. Korkan kimse.

Fling mud at : Aşağılamak. Birine hakaret etmek. Birisine herkesin arasında kötü davranmak. Çamur atmak.

Flinching : Yüzmek (balina, ayibaligi). Sakınmak. Savulmak. Geri çekilmek. Yüzmek (balina veya ayıbalığı vb). Korkmak. Çekinmek. Bir yana çekmek (darbe yememek için vücudunu veya vücudunun bir parçasını). Kaçmak. (darbe yememek için) (vücudunu veya vücudunun bir parçasını) geri veya bir yana çekmek.

 

Fling dirt at somebody : Çamur atmak. İftira atmak.

Fling off : Yaymak. Silkinip atmak. Binicisini atmak. Çıkarıp atmak. Elinden kurtulmak. Dağıtmak. İzini kaybettirmek. Üzerinden atmak.

Flinches : Korkmak. Yüzmek (balina veya ayıbalığı vb). Geri çekilmek. Kaçmak. Çekinmek. (darbe yememek için) (vücudunu veya vücudunun bir parçasını) geri veya bir yana çekmek. Kaçınmak. Sakınmak. Savulmak. Geri çekmek (darbe yememek için kendini).

İngilizce Flinder Türkçe anlamı, Flinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spalls : Parçalanmak. Kabuğunu soyma. Ufak parça taş. Parçalamak. Taş parçası. Pul pul olmak. Parçacık. Kıymak. Yonga.

Avulsions : Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Avülsiyon. Koparma. Sökme.

Pinkie : Serçe parmağı. Küçük parmak.

Fingertip : Parmak ucu.

Spall : Kabuğunu soyma. Parçacık. Parçalamak. Yonga. Pul pul olmak. Ufak taş parçası. Ufak parça taş. Parçalanmak. Taş parçası.

Slight : Az. Belli belirsiz. Azıcık. Narin. Sudan. Karaktersiz. Önemsememek. Hakaret. Önemsiz. Hiçe saymak.

Middle finger : Orta parmak.

Extremity : Uç. Sınır. Son derece. Aşırı derece. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Zirve. Bir görüş, kanı ya da tutumun en uç biçimiyle benimsenme durumu. Nihayet. Hudut. Had.

 

Fingernail : Tırnak. Parmak tırnağı.

Thumb : Başparmak. Yıpratmak (kitap). El başparmağı. Otostop çekmek. Başparmak (el). Başparmak (eldivende). Parmağıyla çevirmek (sayfa). Baş parmak.

Flinder synonyms : annualry, metacarpophalangeal joint, manus, mitt, svelte, broken piece, article, batch, slim, splint, dactyl, pollex, forefinger, paw, bits, little finger, spalled, lean, aliquot, avulsion, digit, aliquots, hand, attachment, beet slices, batches, slivers, attachments, sliver, bar, cutting, cake, splinter.

Flinder zıt anlamlı kelimeler, Flinder kelime anlamı

Fat : Semirtmek. Besiye çekmek. İçyağı. Şişko. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Katı yağ. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişman. Yağ.

Wide : Açık. Geniş. Ferah. Geniş bir alanı kaplayan. Ardına kadar. Alabildiğine. Uzak. Yaygın. Tamamen. Vasi.