Floatation türkçesi Floatation nedir

  • Tahvil emisyonu.
  • Yüzdürme.
  • Denize indirme.
  • Tahvil satışı.
  • Dalgalanma.
  • Halka açılma.
  • Hisse senedi veya tahvil çıkarma.
  • Tahvil ihracı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir işe başlama eylemi.
  • Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için borsalar veya örgütlenmiş diğer piyasalar aracılığıyla halka çağrıda bulunulması.
  • Flotasyon.
  • Tahvil ihraç etme.
  • Yüzme.

Floatation ingilizcede ne demek, Floatation nerede nasıl kullanılır?

Centre of floatation : Su kesimi merkezi.

Floatability : Yüzebilirlik. Yüzdürülebilirlik.

Floatable : Yüzebilen. Suda durabilen. Yüzebilir.

Floatage : Bot. Yüzen nesne. Suya batmama. Tekne. Yüzebilirlik. Yüzen çer çöp. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Yüzen döküntü. Yüzme kabiliyeti.

Floatages : Su üstünde yüzen tekne enkazı. Suya batmama. Yüzme kabiliyeti.

İngilizce Floatation Türkçe anlamı, Floatation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floatation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Undulance : İnişli çıkışlı olma durumu. Değişip durma.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

The swim : Yüzmek. Kulaç atmak. Dolmak. Taşmak. Bir şey içinde yüzmek. Yüzerek geçmek (akarsu veya göl vb'ni). Boğulmak. Yüzdürmek.

Surge : Artmak. Dalgalanmak. Kabarma. Akın akın gitmek. Taşma. Yükselmek. Taşmak. İnip çıkma. Aniden yükselmek. Kabarmak.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Undulations : Salınım. Titreşim. Dalgalı biçim. Dalga devinimi. Dalga. Kıvrım. Ondülasyon. Dalgalı oluş.

Launchings : Ateşleme. Suya indirme. Faaliyete geçme (şirket vb). Başlama. Atına. Fırlatma (roket vb). Piyasaya sürme. Girişme.

Fluctuations : Oynama. Bocalama. Kararsızlık. Tereddüd. Değişip durma.

Waving : Sallama.

Floatation synonyms : physical phenomenon, a shift in individual demand, bathing, a pass through certificate, finance, natatory, wavings, a change in demand, surges, ipo, swim, billowing, undulation, launching, flotage, fluctuating, a group shares, popple, natation, surging, swimming, abnormal budget expenditures, public issue, ability rent, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, flotation, floating, ripple, swimmings, abnormal budget receipts, initial public offering, a shift in demand.

Floatation ingilizce tanımı, definition of Floatation

Floatation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Flotation].