Surge türkçesi Surge nedir

  • Taşma.
  • Artmak.
  • Akın akın gitmek.
  • Kaynamak.
  • Dalgalanmak.
  • Kabarma.
  • Dalgalar halinde yayılmak.
  • Dev dalga.
  • Hürya etmek.
  • Kabarmak (deniz).
  • Taşmak.
  • Yükselmek.
  • İnip çıkma.
  • Dalgalanma.
  • Aniden yükselmek.
  • Büyük dalga.
  • Kabarmak.

Surge ile ilgili cümleler

English: A surgeon lives with Death, his inseparable companion - I walk hand in hand with him.
Turkish: Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.

English: It is expected that the tsunami surge will be ten meters or less.
Turkish: Tsunami dalgalarının on metre ya da daha az olacağı beklenmektedir.

English: A good surgeon has an eagle's eye, a lion's heart, and a lady's hand.
Turkish: İyi bir cerrah bir kartalın gözüne, bir aslanın kalbine ve bir hanımın eline sahiptir.

English: Ali died during surgery.
Turkish: Ali ameliyat sırasında öldü.

English: After the botched gallbladder surgery, the patient was filled with bile, both figuratively and literally.
Turkish: Berbat safra kesesi ameliyatından sonra, hasta hem mecazi olarak hem de kelimenin tam anlamıyla, safra ile doluydu.

Surge ingilizcede ne demek, Surge nerede nasıl kullanılır?

Surge protector : Aşırı gerilim koruyucu. Taşkından koruyucu. Büyük dalgalanmalardan koruyucu. Irak'a ek asker gönderilmesine engel olan kimse. Yatıştırıcı. Parafudur.

 

Surge suppressor : Aşırı gerilim koruyucu.

Surge up : Şiddetle yükselmek (dalga). Kaynamak. Birdenbire içini kaplamak (bir his vb).

Lh surge : Yumurtlama öncesi lh’nın ani yükselmesi. lh’nın bu ani pik salgısı preovulator folikülün yırtılıp olgun yumurtanın salınmasına neden olur. Lhnın ani pik salgısı.

Surged : Kaynamak. Dalgalar halinde yayılmak. Akın akın gitmek. Hürya etmek. Kabarmak. Kabarmak (deniz). Artmak. Aniden yükselmek. Taşmak. Dalga dalga ilerlemek.

Surges : Kabarma. Taşma. Dalgalanma. Dev dalga. İnip çıkma.

Surgent : Yükselen. Şişen.

Surgeoncy : Cerrahlık. Operatörlük.

Surgeon : Operatör. Cerrah. Ameliyat yapma yeterliliği olan veteriner hekim, operatör. Gemi doktoru. Askeri doktor. Operatör doktor.

Surgery : Muayenehane (ingiliz ingilizcesi). Cerrahlık. Operatörlük. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu. Görüşme (milletvekilinin seçim bölgesinde kendi seçmenleriyle yaptığı). Cerrahi. Muayenehane. Ameliyat. Hariciye. Ameliyathane.

İngilizce Surge Türkçe anlamı, Surge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boomer : Göçmen. Ekonomik büyüme dönemi. Yetişkin erkek kanguru. Gümbürtü sesi çıkaran kimse veya şey. Balistik füze denizaltısı. İri erkek kanguru. Hızlı ekonomik gelişme gösterilen dönem. Göçmen işçi. Moda.

Ebullitions : Köpürme. Coşku. Galeyan. Feveran. Taşkınlık. Köpürerek taşma. Coşkunluk. Kaynama.

Breakers : Kırıcı. Mancana (gemi). Kıran şey veya kimse.

Effervescing : Neşelenme. Köpürme (sıvı). Kabartma. Coşma (insan). Köpürmek. Coşmak. Galeyana gelmek.

 

Extravasation : Akış (tıp veya medikal terimi). Dökülme. Kimi ilaçların toplardamar içine uygulanması sırasında enjektör iğnesi veya kataterden sızarak deri altı dokusuna sızması. Ekstravazasyon.

Blow up : Kopmak (fırtına vb). Parlamak. Havaya uçurmak. Azarlamak. İnfilak etmek. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Agrandisman yapmak. Büyütmek. Öfkelenmek. Patlamak.

Bloat out : Şişmek.

Effervesce : Köpürmek. Köpüklenmek. Galeyana gelmek. Coşmak. Neşelenmek. Dolduruşa gelmek. Gaz kabarcıkları çıkarmak.

Be left over : Kalmak. Artakalmak. Elde kalmak.

Abounds : Bol olmak. Bollanmak. Bollaşmak. Çok sayıda bulunmak. Bol miktarda bulunmak. Çok olmak. Dolu olmak.

Surge synonyms : debris storm, debris surge, buoy, be in the ascendent, arises, flow, flourished, fluctuate, dilate, accrue, ascended, billowed, boil, accrete, afflux, onrush, brim, ascends, big wave, abound, come to the boil, oscillation, bubbling over, boomed, bubble over, blister, broil, bloating, flourish, floated, be in the ascendant, fluctuated, billow.

Surge zıt anlamlı kelimeler, Surge kelime anlamı

Deflate : Sönmek. Havasını boşatmak. Gururunu kırmak. Boşaltmak (havasını vb). Yükselişe müdahele etmek. Söndürmek. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Burnunu sürtmek. Düşürmek. Havasını boşaltmak.

Decrease : Küçültmek. Azalma. Eksilme. Eksiltmek. Eksilmek. İnmek. Küçülmek. Azalmak. Eksiltme. Düşüş.

Surge ingilizce tanımı, definition of Surge

Surge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A spring. To swell. Also, to slacken the rope about (a capstan). A fountain. To let go or slacken suddenly, as a rope. As, to surge a hawser or messenger. To rise hifg and roll.