Surgent türkçesi Surgent nedir

Surgent ingilizcede ne demek, Surgent nerede nasıl kullanılır?

Assurgent : Yukarı doğru kıvrılan.

Counterinsurgent : Kontrgerilla savaşçısı. Gerilla savaşçıları veya devrimcileri ile savaşan kimse veya şey. Ayaklanmayı bastıran.

Counterinsurgents : Kontrgerilla savaşçısı. Gerilla savaşçıları veya devrimcileri ile savaşan kimse veya şey. Ayaklanmayı bastıran.

Insurgent : Asi. İhtilalci. Baş kaldıran. Başkaldıran. İsyancı. Ayaklanan. Kafa tutan. İsyan. Direnişçi.

Insurgents : Asiler. Asi. Direnişçiler. İsyancı.

Insurgence : Kıyam. İsyan. Ayaklanma.

Insurgences : Kıyam. İsyan. Ayaklanma.

National resurgence : Milli ayaklanma. Milli isyan.

Insurgencies : Ayaklanma. Kıyam. Direniş. İsyan.

Insurgency : Ayaklanma. Kıyam. Direniş. İsyan.

İngilizce Surgent Türkçe anlamı, Surgent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surgent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Increscent : Daha çok ışıklanan (ay'da olduğu gibi). Genişleyen. Büyüyen. Biriken. Daha çok aydınlanan. Artan. Gelişen.

Adumbrate : İma etmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Dokundurmak. Anıştırmak. Taslağını çizmek. Sezdirmek. Hissettirmek.

Ascendent : Üstün. Egemen. Ekliptiğin yükselen noktası. Nüfuzlu. Etkin.

 

Recommend : Beğendirmek. İyi bir izlenim uyandırmak. İyi izlenim bırakmak. Önermek. Öğüt vermek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Salık vermek. Tavsiye vermek. Akıl vermek.

Arisings : Yukarıya doğru giden. Ortaya çıkma. Türeyen. Uyanış. Hurda malzeme.

Ascending : Yukarı çıkan. Yukarı çıkma. Artan. Artan sırada. Çıkan. Asendan.

Escalatory : Artan.

Posit : Farz etmek. Varsaymak. Yerleştirmek. Yerine koymak. Oturtmak. Önermek. Farzetmek.

Allude : Kinaye etmek. Anmak. Cezbetmek. Adını çekmek. İsnat etmek. Anıştırmak. Üstü kapalı söylemek. Cazibe. İşaret etmek. Esaslanmak.

Intumescent : Kabaran. Şişkin.

Surgent synonyms : advise, arising, tumescent, submit, convey, move, declare, touch, hint, ascensional, advocate, propose, insinuate, urge, put forward, intimate, make a motion, raising, ascendants, feed back, ascendant, acclivous, rising, clue in, raisings, advance, advert, state, proposition, tumefacient, acclivitous, enhanced, throw out.

Surgent zıt anlamlı kelimeler, Surgent kelime anlamı

Old : İhtiyarlamak. İhtiyar. Eski zamanlar. Eski. Kart. Büyük. Eskimiş. Önceki. ...yaşında. Yaşlı.

Beseeching : Yalvaran. Yalvarma. Yalvarış. Rica eden.

Surgent antonyms : nonmodern, noncurrent.

Surgent ingilizce tanımı, definition of Surgent

Surgent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Swelling, as a flood. Rising.