Yüzme nedir, Yüzme ne demek

Yüzme hakkında bilgiler

Yüzme sporu, uluslararası standartlarda boyutu olan (50 metre, 8 kulvar) havuzlarda bedenin kulaç ve ayak hareketlerinden başka bir yardım almadan, her yarışmacının kendi kulvarında, serbest, sırtüstü, kelebek ve kurbağa stillerinin her birinde veya dördü birden karışık olarak, 50, 100, 200, 400, 800, 1500 metrelerde bireysel veya ekip olarak yaptıkları yarışmaya denir.

Yüzme ile ilgili Cümleler

  • Öğleden sonra yüzmeyi severim.
  • Yüzme benim için eğlenceli.
  • Yüzme bacaklarını güçlendirir.
  • O, yüzmeyi öğrenmek istiyor.
  • Ali yüzmeyi, tenis oynamaya tercih eder.
  • Biz yüzmek için plaja gittik.
  • Yüzme, benim için kolaydır.
  • Yüzme biliyor.
  • Yüzme benim hobim.
  • Yüzme bacakları güçlendirir.
  • Bana burada yüzmenin tehlikeli olduğu söylendi.
  • Yüzme bacaklarını daha güçlü yapar.
  • Ali yüzme havuzuna düştü.
  • Ben çocukken, yüzmek için hep denize gittim.

Yüzme tanımı, anlamı:

Spor : Kullanışı rahat, kolay olan. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

Yüzme havuzu : Spor, sağlık ve eğlence amacıyla yapılmış, belirli derinlikleri bulunan, suyla dolu olan yer.

 

Yüzme kesesi : Balıklarda, iç organların üzerinde bulunan ve su içinde balığın dengede durmasını sağlayan tek veya iki bölmeli balon biçiminde organ.

Yüzmek : Derisini çıkarmak, derisini soymak. Yüzme sporu yapmak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Dalgalanmak. Çok para istemek. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak.

Derisini yüzmek : İşkence ederek öldürmek. derisini soymak, sıyırmak. birinin bütün varlığını elinden almak.

İçinde yüzmek : Olumlu veya olumsuz bir durumun aşırı derecesinde bulunmak.

Kapalı yüzme havuzu : Kapalı bir mekân içine alınmış, suyu ısıtılan, yüzme sporunun yapıldığı havuz.

Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez : "kişi, bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

 

Standart : Bir işletmede, bir ürünü, bir çalışma yöntemini, üretilecek miktarı, bütçenin para miktarını belirlemek için konulmuş kural. Belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan, ölçün, ölçünlü. Örnek veya temel olarak alınabilen, ölçün, ölçünlü. Belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, ölçün, ölçünlü, tek biçim.

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut. Film veya fotoğrafta boyut, format. Durum, nitelik. Genişlik, kapsam.

Metre : Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi. Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı.

Havuz : Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

Beden : Giysilerde ölçü. Kale duvarı. Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde.

Kulaç : Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık.

Yüzme : Yüzmek işi. Yüzme sporu.

Yüzme bacakları : Eklem bacaklı hayvanların karın bölgesinde bulunan ve yüzmeye yarayan bacaklar. (biyoloji) Eklem bacaklı hayvanların karın bölgesinde bulunan ve yüzmeye yarayan bacaklar. Eklembacaklı hayvanlarda karın bölgesinde bulunan ve yüzmeye yarayan bacaklar.

Yüzme kapasitesi : Bir sıvı veya gaz içinde yüzebilme kapasitesi.

Yüzme özeği : Sıvı üzerende yüzen bir özdek, denge durumundan ayrıldığı sıvının geri çağırıcı kaldırma kuvvetinin etkilediği, kütle özeğinin yukarısına düşen nokta,

Diğer dillerde Yüzme anlamı nedir?

İngilizce'de Yüzme ne demek? : adj. natatory, swimming

n. bathing, flotage, flotation, natation, swim, swimming

Fransızca'da Yüzme : nage [la], flottement [le], natation [la]

Almanca'da Yüzme : das Schwimmen

Rusça'da Yüzme : n. плавание (N), заплыв (M)