Flotage türkçesi Flotage nedir

  • Yüzen herhangi bir şey.
  • Yüzme gücü.
  • Yüzen sahipsiz eşya.
  • Yüzme.
  • Geminin su üstünde kalan kısmı.
  • Yüzen kütleler.
  • Gemi enkazı.

Flotage ingilizcede ne demek, Flotage nerede nasıl kullanılır?

Flotation : Tahvil satarak gelir sağlama. İşyeri kurma. Dışkı içersindeki parazit yumurta ve kistlerinin ortaya konması amacıyla kullanılan tekniklerden biri. bu amaçla doymuş veya yoğun çözeltiler kullanılmaktadır. sıvı içerisindeki bileşenler ayrılmakta ve test edilen cisimler çözeltinin yüzeyinde toplanmaktadır, flotasyon. Yüzdürme. Öğütülmüş cevherleri basınçlı hava ve köpük yapıcı özdeklerin yardımıyla su yüzeyinde toplayarak yapılan bir tür zenginleştirme işlemi. Tahvil ve hisse senetlerinin ilk kez satışa sunulması. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sermaye temini. İş kurma. Flotasyon.

Flotation cell : Yüzdürme gözcüğü. Flotasyon hücresi.

Flotations : İş kurma. Tahvil satarak gelir sağlama. Yüzdürme. İhraç etme (senetleri). İşyeri kurma. Sermaye temini. Yüzdürme (maden cevheri tozu). Yüzme. Su üzerinde durma. Tahvil ve hisse senetlerinin ilk kez satışa sunulması.

Additional flotation : Yeniden yüzdürme.

Bulk flotation : Bileşik yüzdürme. Kolektif flotasyon.

Flotel : Yüzer otel. Yabancı çalışanlar için pansiyon ve barınma yeri olarak hizmet veren demir atmış petrol kuyusu platformu veya gemi. Yüzer konakçı.

 

Flotsam : Ayaktakımı. Ayak takımı. Ivır zıvır. Kaza sonucu karaya vuran gemi veya gemi yükü. Yüzen sahipsiz eşya. Serseri. Gemi enkazı. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Batan bir geminin suda yüzen enkazı. Yüzen gemi enkazı.

Selective flotation : Seçmeli yüzdürme. Seçkili yüzdürme.

Froth flotation : Köpüklü yüzdürme.

Flot : Dost güçlerin en uzaktaki pozisyonlarını gösteren çizgi. Dost birlikler ileri hattı. Askeri birliklerimizin güncel cephe hattı.

İngilizce Flotage Türkçe anlamı, Flotage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flotage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flotsams : Batan bir geminin suda yüzen enkazı. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Kaza sonucu karaya vuran gemi veya gemi yükü. Yüzen gemi enkazı. Serseri. Ivır zıvır. Ayak takımı.

Flotations : İşyeri kurma. Su üzerinde durma. İş kurma. İhraç etme (senetleri). Flotasyon. Tahvil satarak gelir sağlama. Yüzdürme. Sermaye temini. Yüzdürme (maden cevheri tozu).

Hulk : İri ve hantal tip. Eski gemi teknesi. Çok büyük ve kaba gemi. Hurda tekne. Hurda gemi. Harap gemi. Hantal. Izbandut. Gemi iskeleti.

Wreckage : Yıkıntı. Çöküntü. Zarar. Kazadan geri kalan parçalar. Enkaz. Hasar. Kalıntı. Hurda.

Hulks : Eski gemi teknesi. Hantal. İri ve hantal tip. Izbandut. Gemi iskeleti. Hurda gemi. Harap gemi. İri ve hantal kimse. Hurda tekne.

Swimmings : Uzun mesafe sualtı yüzüşü. Yüzmeye yarayan. Dönen (baş). Sulu. Yüzücülük. Yüzme sporu.

Flotation : Öğütülmüş cevherleri basınçlı hava ve köpük yapıcı özdeklerin yardımıyla su yüzeyinde toplayarak yapılan bir tür zenginleştirme işlemi. Yüzdürme (maden cevheri tozu). İhraç etme (senetleri). Tahvil ve hisse senetlerinin ilk kez satışa sunulması. Sermaye temini. İşyeri kurma. İş kurma. Dışkı içersindeki parazit yumurta ve kistlerinin ortaya konması amacıyla kullanılan tekniklerden biri. bu amaçla doymuş veya yoğun çözeltiler kullanılmaktadır. sıvı içerisindeki bileşenler ayrılmakta ve test edilen cisimler çözeltinin yüzeyinde toplanmaktadır, flotasyon. Su üzerinde durma.

 

Extent : Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Boyut. Derece. Kaplam. Uzunluk. Genişlik. Kapsam. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Saha. Mertebe.

Wrack : Enkaz. Kıyıya vuran yosun. Deniz yosunu. Harabe. Kıyıya vuran deniz yosunu. Sahil yosunu. Yıkılmak. Uçuşan bulut. Yıkıntı.

Flotage synonyms : natatory, facade, natation, bathing, derelict, wrecks, derelicts, wreck, floating, floatation, lagan, swim, front, swimming, frontispiece, flotsam, frontal, the swim, wreckages, wracks.

Flotage zıt anlamlı kelimeler, Flotage kelime anlamı

Rear : Geri. Art. Şahlanmak. Yükselmek. Arka. Büyütmek. Kaldırmak. Beslemek. Yükseltmek. Dikmek.

Flotage ingilizce tanımı, definition of Flotage

Flotage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of floating.